
HABER MERKEZİ-MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Akçeşitk, haftalarca medya malumatlendirme toplantısında başlıkştu.
Zeki Akçeşitk'ün açıklamaları şöyle;
TERÖRLE MÜCADELE
Kıymetli Basın Mensupları,Türk Silahlı Kuvvetlerimizin devletmizin huzur, asayiş ve istikrarı için gerçekleştirdiği vazife ve faaliyetler içerikında geride bıraktığımız hafta içerisinde;- 2 PKK’lı teröristler daha teslim olmuş,- Operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve sığınak ile maden ve el yapımı patlayıcı belirleme ve imha çalışmaları tesirn biçimde icra edilmiştir.Bu vesileyle, Millî Mücadelemizin dönüm noktalarından olan 2’nci İnönü Zaferi’nin 105’inci (01 Nisan 1921) yıllar dönümünü tek kez daha kutluyor, başta Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Ataçeşitk bulunmak üzere İnönü Muharebelerini zaferle neticelandıran İsmet İnönü ve Millî Mücadelemizin hepsi kahramanlarını,- Yine, 4 Nisan 1953’te (73 yıllar önce) elim tek kaza sonucu Çanakkale Boğazı’nda batan Dumlupınar Denizaltımızdaki 81 efsane şehidimiz ile hepsi aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden efsane gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.- Dumlupınar Denizaltısı Şehitlerini Anma Töreni 4 Nisan’da Çanakkale’de yapılacak ve Çanakkale Boğazı’nda denize çelenk bırakılacaktır.
HUDUT GÜVENLİĞİ
Kademeli asayiş sistemi ve teknolojiler yardımli tedbirlerle kanun dışı geçişleri ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği hudutlarımızda hafta boyunca;- 2’si terörü örgütü mensubu bulunmak üzere 171 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan kanun dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı1.695 olmuş, - Engellenen 1.968 şahıs ile birlikteki bu yıllar içerisinde manilenen şahıs sayısı da18 binlerce 897’ye ulaşmıştır.
İSRAİL
Ortadoğu’daki gelişmeler içerikında;İsrail ve ABD tarafından İran’a yapılan saldırılarla başlayan ve İran’ın üçüncüsü devletleri hedefleri almasıyla şiddetlenen savaşın, bölgeye daha da yayılma tehlikesi devam etmektedir.Tüm ihtilafların dünyası hukuk temelinde, konuşma ve diplomasi yoluyla çözülmesi lüzumtiği yönündeki hükümlı tutumumuz ve bu yöndeki çabalarımız sürmektedir.Bölgemizin huzur ve istikrarına zarar veren çatışmaların en kısa zamanda sonlandırılması temennimizdir.Öte yandan İsrail’in; Lübnan’daki dünyası hukuk ve insancıl hukukun ihlali niteliğindeki saldırılarıyla üçüncüsü Birleşmiş Milletler sulh gücü personeli hayatını kaybetmiştir.İsrail ayrıca, Suriye’nin güneyindeki saldırılarıyla devletnin egemenlik ve temel bütünlüğünü ihlal eden etmeye, Batı Şeria’da kanun dışı koloni faaliyetlerine ve Gazze’yi hedefleri saha saldırılarına da devam etmektedir.Uluslararası sistemin meşruiyetinin ve dünyası hukuka olan inancın ilave zedelenmemesi amacıyla, başta Birleşmiş Milletler bulunmak üzere hepsi dünyası toplumu, İsrail’in bu saldırganlıklarının önlenmesi için sualmluluk almaya tek kez daha davet ediyoruz.
Engellilere ÖTV'siz vasıta düzenlemesinde yepyeni gelişme: Meclis'te giriş edildi! İşte ÖTV'siz alınacak otomobillerMSB'de düzenlenen haftalarca medya malumatlendirme toplantısının ardından, Bakanlık tarafından medya mensuplarının suallarına cevaben açıklamalarda bulunuldu.
BİR SİYASİ PARTİ GENEL BAŞKANININ DÜŞEN C-130 UÇAĞIMIZ İLE İLGİLİ ASILSIZ İDDİALARI
Bir siyasi şölen yaygınlaşan başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedefleri saha ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik noksan tek dezenformasyondur. Hiçbir beton veriye dayanmayan vaat başlıksu ifadeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kamuoyunda yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içermekte, yapılan resmî açıklamalar kasten çarpıtılmaktadır.
Özellikle Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen ve 20 efsane silahlı arkadaşımızın şehit olduğu olayla ilgili, şehit sayımızın dahi yanlışlı ifadeleri edildiği vahim ve dayanaktan yoksun ifadeler art niyetli tek yaklaşımın ürünüdür. Düşen C-130 uçağımız ile ilgili olarak derhâl başlatılan teknikleri ttesirk hepsi boyutlarıyla ve titizlikle yürütülmektedir. Hazırlanacak nihai olarak rapor, ilgili aşamalerin tamamlanmasının ardından kamuoyu ile şeffaf tek biçimde aktarılacaktır. Konuya ilişkin cürüm duyurusunda bulunulmuş ve kanuni yöntem başlatılmıştır. Millî güvenliğimizi ilgilendiren başlıklarda beton delillere dayanmayan mesnetsiz talep ve ithamlara, spekülatif ve manipülatif izah ve yorumlara şöhret edilmemesi, yapılacak resmî açıklamaların dikkate alınması muazzam ehemmiyet taşımaktadır.
ÇEŞITKİYE’NİN KARADENİZ’E YÖNELİK GÜVENLİK ANLAYIŞI VE NATO HÜKÜMGÂHLARI
Son dehemmiyetde çok basın-yayın organları ile toplumsal medya mecralarında; devletmizin NATO’ya katkıları, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu ve Karadeniz’de yürütülen faaliyetlere ilişkin hususlarda eksik malumatler üzerinden kıymetlendirmeler yapıldığı ve çok kavramların karıştırıldığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle Bakanlığımız tarafından, kamuoyunun doğrusu ve vaktinde malumatlendirilmesi esas alınmakta; bu içerikda her arasında biri hafta muntazam olarak medya malumatlendirme toplantısı icra edilmekte ve medya mensuplarının sualları yanıtlandırılmaktadır. Savunma ve asayiş başlıklarında yapılan çalışmalar ilgili makamlarla koordineli olarak yürütülmekte, aşama tamamlandıktan sonraları lüzumli malumatler millî güvenliğimizi zafiyete uğratmayacak biçimde kamuoyuyla şeffaf olarak aktarılmaktadır.
Bu içerikda; Türkiye’nin Karadeniz’e yönelik ilköğretim stratejisi ve bu stratejiler çerçevesinde inisiyatif alarak kurduğumuz NATO ve NATO dışı çeşitlilik uluslu Deniz Karargâhları ile Adana’da kurulum çalışmaları devam eden Çok Uluslu Kolordu Karargâhı ilgili malumatler şu biçimdedir.
ÇEŞITKİYE’NİN KARADENİZ’E YÖNELİK TEMEL STRATEJİSİ
Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi’nden taviz verilmesi vaat başlıksu değildir. Bütün çalışmalar buna göre yapılmaktadır. Türkiye’nin Karadeniz’e yönelik asayiş anlayışı; Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına, mahalli sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz’e kıyıdaş devletlerin öncelikli görev üstlenmesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde Karadeniz, geçmişte olduğu gibi günümüzde da genişliği çaplı tek anlaşmazlık alanına dönüşmemiştir. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini hükümlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlemiştir. Karadeniz’de çoğalan jeopolitik yarış ve asayiş risklerine karşın devletmiz, bölgedeki istikrarın korunması, gerilimin tırmandırılmaması ve güvenliğin ilkönce kıyıdaş devletler tarafından sağlanması yönündeki tutumunu sürdürmektedir. Bu doğrultuda Türkiye, Karadeniz’in tek yarış alanına dönüşmesini manilemeye yönelik inisiyatif almaya devam etmekte ve mahalli asayiş mimarisinin korunmasında etkin görev üstlenmektedir.
UKRAYNA GÖNÜLLÜLER KOALİSYONU DENİZ UNSUR KOMUTANLIĞI (MCC)
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın anlaşmayla sona ermesi durumunda alınacak asayiş düzenlemelerine yönelik plmanaaların yürütüldüğü ve hâlihazırda 33 devletnin katılma isteğini beyan ettiği “Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu”, NATO ile ilişkili olmayan çeşitlilik uluslu tek girişimdir.
Bu girişimler içerikında oluşturulan Çok Uluslu Ukrayna Kuvvetinin (MNF-U), Fransa’da (Paris) orta kadro ile teşkil edilen operatif hükümgâh üzerinden yönetilmesi planlanmaktadır.
Bu kuvvetin Deniz Unsur Komutanlığı (MCC) vazifei asayiş ve istikrarın korunması, mahalli sahiplik ilkesinin sürdürülmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tesis edilen dengenin muhafazası amacıyla devletmiz tarafından yürütülecektir.
Bu doğrultuda, 15-16 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye’nin deniz boyutundaki plmanaa faaliyetlerine önderlik etmeyi sürdürmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ortaya koyduğu hukuki çerçevenin plmanaalarda esas alınması hususlarında mutabakata varılmıştır.
Deniz Unsur Komutanlığı Karargâhı, 25 Ağustos 2025 tarihinden itibaren tamamı Türk personelden oluşan orta kadro ile teşkil edilmiştir. Deniz Unsur Komutanlığına 14 devletleri yardım beyanında bulunmuştur bununla birlikte deniz platformlarına yönelik katkılar yalınce kıyıdaş devletler olan Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından sağlanacaktır.
MAYIN KARŞI TEDBİRLERİ KARADENİZ (MCM BLACK SEA)
Türkiye öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan tarafından oluşturulmuş, NATO kuvvet yapısı dışında kalan tek girişimdir. Söz başlıksu vazife kuvveti, 11 Ocak 2024 tarihinde imzalanan mutabakatla kurulmuş ve 1 Temmuz 2024’te birinci aktivasyonu ilan edilmiştir.
Temel vazifei Karadeniz’de maden tarama faaliyetleri icra etmek ve eleştirel sualtı altyapılarının güvenliğine yardım güvence olan bu yapı, iştirakçi devletlerin millî maden tarama gemileriyle etkinlik göstermekte; emir ve hükümgâh vazifei altı aylık rotasyonlarla üçüncüsü devletleri arasında dönüşümlü olarak yürütülmektedir. Hâlihazırda vazife kuvveti, devletmiz tarafından emir edilen 9’uncu aktivasyon periyodunu icra etmektedir.
NATO HÜKÜMGÂHLARI
1952 yılında NATO’ya üye olan Türkiye, İttifakın en muazzam sonuncu ordusuna sahiptir ve NATO emir ve kuvvet yapısında ehemmiyetli vazife ve sualmluluklar üstlenmektedir.
NATO’nun Savunma ve Caydırıcılık Konsepti’ne elverişli olarak 2020 yılından itibaren planlayan ile emir denetim sistemlerinde; tehdidi caydırmak ve savunmaya geçişi basitlaştırmak, NATO topraklarına mukabil icra edilecek tek saldırıya mukabil savunmayı kuvvetlendirmek maksadıyla değişikliğe gidilmiştir. Stratejik ve mahalli planlar hazırlanmış ve bahse başlıkları planları uygulayacak hükümgâhların tesis edilmesi öngörülmüşçeşit.
Bu içerikda; 2023 yılında Çokuluslu Kolordu Karargâh-Türkiye (MNC-ÇEŞIT) ve 2024 yılında Birleşik Görev Kuvveti (CTF) Karadeniz kurulması faaliyetlerine başlanmıştır.
ÇOK ULUSLU KOLORDU HÜKÜMGÂHI (MNC-ÇEŞIT)
NATO planlarında, mahalli tek Türk Kolordu Karargâhı tarafından devletmizin savunmasının NATO kuvvetleri ile koordinesi ve lüzumtiğinde vazifelendirilecek olan kuvvetlerin emir ve komutasının yürütülmesi planlanmıştır. Bahse başlıkları hükümgâhın çeşitlilik uluslu tek yapıya dönüşçeşitülmesi millî makamlar tarafından elverişli görülerek MNC-ÇEŞIT kurulumu 2024 yılında NATO makamlarına bildirilmiştir. Karargâh kurulum faaliyetlerine devam edilmekte olup yalınce orta kadro atamaları yapılmıştır ve çokuluslu hükümgâh statüsü henüz onaylanmamıştır.
BİRLEŞİK VAZIFE KUVVETİ-KARADENİZ (CTF BLACK)
Deniz harekât alanında planların uygulanabilmesi için 2024 yılında 5 adet (Atlantik, Kuzey Denizi, Baltık Denizi, Akdeniz ve Karadeniz) Birleşik Görev Kuvveti (CTF) kurulması planlanmıştır. Karadeniz’de kurulacak olan CTF-Black hükümgâhının komutası ve yuva sahipliği mahalli sahiplik ilkemiz gereğince 2028 yılına kadar devletmiz tarafından üstlenilmiştir. 2028 yılını müteakip Karadeniz’e kıyıdaş müttefiklerin (Romanya ve Bulgaristan) yapacağı önerilere istinaden bahse başlıkları hükümgâha yuva sahipliği ve emir edecek devletleri belirlenecektir. Karargâh kurulum faaliyetlerine devam edilmekte olup yalınce orta kadro atamaları yapılmıştır.
Her ikisi hükümgâhta da hâlihazırda yalınce Türk kadro vazifelidir.
Bilgilerini aktartığımız üçüncüsü adet deniz ve tek adet kara hükümgâhı devletmizin asayiş gereksinimları ve Karadeniz’e yönelik siyasi duruşumuz ile uyumlu olarak teşkil edilmektedir.
Türkiye NATO şart mekanizmasında etkin görev üstleniyor.
Türkiye, bu rolüyle geçmişte NATO’ya kuvvet tahsis eden tek devletleri olmanın ötesine geçerek bugünden şart alma ve istikamet verme aşamalerinde etkin görev üstlenmekte, oluşturulan yapıları öz asayiş öncelikleri doğrultusunda biçimlendirmektedir.
Sonuç olarak; müdafaa ve asayiş başlıkları, eksik malumat ve sığ nazar açısıyla yorumlanamayacak ve hergün tartışmalara başlıkları edilmeyecek kadar ehemmiyetlidir. Bu içerikda Bakanlığımız tarafından yapılan resmî açıklamaların takip edilmesi ve dezenformasyon içeren haberleri ve yorumlara şöhret edilmemesi ehemmiyet arz etmektedir.





























English (US) ·