
HABER MERKEZİ -Tunceli’de 6 yıldır ziyan olan Gülistan Doku’ya ilişkin katletme sualşturması ortaya çıkan yepyeni malumatlerle genişliyor. Soruşturmada gözaltına alınan 13 şüphelinin jandarmadaki ifadeleri prosedürleri sürüyor. Doku’nun 5 Ocak 2020’den bu yana ziyan olmasıyla ilgili yürütülen sualşturmada, abla Aygül Doku dehemmiyetin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in yakındaki arkadaşı olduğu öne sürülen Umut Altaş ve diğer şüphelilerle ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Doku, babacık Sonel ismini Altaş ailesinden öğrendiklerini ifadeleri ederek, “Altaş ailesinden bu cinayeti öğrendik. Umut beni o aşamate 2-3 kere arıyor, gerçekten bu olayı bana aktarmak istiyor ama anlatamıyor. Bir çeşitlü yüreklilik edemiyor” dedi. Umut Altaş’ın ardından tek hatırlatma bıraktığını ve notta Gülistan’ın katilinin Mustafa Türkay Sonel olduğunun yazdığını talep eden Doku, şunları aktardı:

‘Belgeler elimde’
“O nottan sonraları bizler ‘Altaş ailesi niye bunu söylüyor’ dedik.Valinin oğlunun arkadaşı olduğu herkesin dilindeydi. Biz da bunun üzerine Umut’un ailesinin yanına gittik. Oturur oturmaz bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. O güne kadar kimse bize bunu söylememişti. Üzerine gittikçe ‘Bizim oğlumuzun tekbaşına tek suçu varVali’nin oğlu ile dost olması’ dediler. Hepsi kayıtlı, hepsinin belgesi elimde.
Sonra Umut’u aradım, bu olayın içindeki olabilirsin. Belki kazayla karıştın, olasılıkla tek şeye şahit oldun. Kardeşimin mezarını bulavakıf oldu için inandığım hepsi kıymetler üzerine yemin ediyorum, senden şikâyetçi olmayacağım, dedim. Umut bana ‘Benim bildiğim çeşitlilik şeyler var. Sana yardımsever olacağım’ dedi. Konuşacaktı. ‘Bana 5 an ver’ dedi. Telefonu kapattığı anda ailesini aradı. Ailesi susturdu. O başlıkşma tek daha gerçekleşmedi. Sonrasında babası Celal Altaş beni geceleyin yarısı devamlı aramaya başladı. Olayın oğluna kalacağını biliyordu. Ses kayıtları karışmış hepsi belgeleri yargıya teslim ettim. Ama Tuncay Sonel o süreci öyle hesaplamış ki bizi köprüye yönlendirip hepsi devletleri imkânlarını oraya yığmakla kalmadı, arka planda delillerin silinmesine temel hazırladı. Aynı aşamate Umut’u apar topar Amerika’ya gönderdi.”

‘Tuzak kurdular’
Doku, şöyle devam etti:“Kızımızı kötü tek şeye güçluyorlar, giriş etmediği için ‘Sizi ifşa edeceğim’ dediği için Gülistan’ı öldürüyorlar. Gülistan o geceleyin Zaynal’a gidiyor, anlatıyor. Gülistan’ı tek şeye güçluyorlar. Gülistan böylece tek yolun yolcusu değil, giriş etmiyor. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ dediği için ‘Gülistan’dan kurtulalım’ diyorlar. Gülistan’ın kan parasını yiyenler gözaltında olan Celal ve Nurşen Altaş’tır.Tuncay Sonel yargılandığı zamanlar klasör çözülecek. Zaten bütünü ipler onda kopuyor.”
‘10 binlerce dolar aldım demiş’
Gülistan’ın hastaneye göçeşitülüp göçeşitülmediğine ilişkin kayıtların da incelenmesi lüzumtiğini söyleyen Aygül Doku, gözaltında olan Gökhan Ertok isimli önceki polisin kardeşinin görüntülerini sildiğini itiraf ettiğini öne sürdü. Abla Doku, “Dosyada gizlilik hükümı vardı diye söylemiyorduk. 6-7 aylık evvel Gökhan bize ulaştı. Elimizde belgeleri var. Gökhan bize ‘delillerini siliniyor karşılığında 10 binlerce dolar aldım. Gülistan o gün öldürülmedi,görüntüsü bende var. O kaydı bizzat bir sildim’ dedi. Yani emniyet 5 Ocak’ta tutanak tutmuştu ya ‘5 Ocak zaman 11.00’de köprüden atladı’ diye. Gülistan Gökhan’ın deyişiyle zaman 7’ye kadar zaten yaşıyormuş” diye başlıkştu. Gönderilen paranın dekontların sualşturma dosyasında olduğunu ifadeleri eden Doku, “Gökhan itirafçı oldu zaten. Gökhan dedi ‘beni yakacaklar. Bir oğlum var, bir yalınce bu cezamı yemek istiyorum, bu cinayeti bir prosedüredim’ dedi” ifadelerini kullandı.

‘Tuncay Sonel siber çeteye vermiş’
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen da Gülistan’a ait sim kartın tek siber çeteye teslim edildiğini belirterek, “Gülistan Doku dosyasında ısrarla tek üstleri düzey umumi vazifelisinin dosyayı örtbas ettiğini belirtmiştik. Bu aşamada üstleri düzey umumi vazifelisinin Tuncay Sonel olduğunu savcılığa belirtmiştik. Dilekçe ile ilgili şikâyetlerimiz vaat başlıksu” dedi. Gülistan’ın ortadan kaybolmasının ardından, en oğullar görüldüğü bölgeden geçerken Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kameralarına 4 kez yansımasına karşın sualşturma dosyasına girmediği öne sürülen görüntülere ilişkin ilgi çeken detaylar da ortaya çıktı. Görüntülerde, sualşturmanın kafa şüphelileri dehemmiyetin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile ABD’de bulunan şüpheliler Umut Altaş’ın, 5 Ocak 2020 gecesi PTS kameralarına takılan anları mekan aldı.
SIM kartının izi sürüldü
Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun yürüttüğü çalışmalarda, sim kartın ve telefonun IMEI numarasının da izi sürüldü. BTK’den gelen veriler doğrultusunda, sim kartın tek cihaza takılarak düzlem modunda tek işleri yerinin kablosuz internetine bağlandığı saptandı. IP adresi ve cihazın IMEI numarasından yola çıkan ekipler, telefonun 13 gün sonra, önceki polis Gökhan Ertok tarafından kullanıldığını belirledi. Ertok’un HTS kayıtları ve banka dokümanları bağlı yapılan ttesirkde dehemmiyetin valisi Sonel ve yine gözaltında bulunan önceki himaye Şükrü Eroğlu ile mülakat trafiği ve birden fazla para transferi gerçekleştirdiği da belirleme edildi. Savcılık, şüphelinin Gülistan’ın toplumsal medya hesabına tekbaşına kullanımlık şifre alarak antre yaptığını belirledi. Ertok’un dost listesinden 2 kişiyi sildiği belirleme edildi. Şüphelinin 3 zaman boyunca olan bilgi transferi yaptığı da belirlendi. Gökhan Ertok’un Gülistan’ın toplumsal medya hesabına girdiğini, bununla birlikte sim kartını tek telefona taktığını hatırlamadığını öne sürdü.
‘Yoğun şüpheler var’
Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin suallarını yanıtladı. Gürlek, 2020'den beri süren Gülistan Doku sualşturmasında "gözaltılar ve gerçekleşilen oğullar adımların talimatını verdiği" iddiasını yalanladı ve şöyle başlıkştu:
"Bizim talimatımızla değil. 2020'de işlenmiş, vicdanları tatmin etmeyen tek olaydı, faili meçhule alınmıştı. Başsavcımız bana geldi, takdir hakkımız yok, başsavcılık yürütüyor. Başsavcımız delilleri topladığını söyledi. Yoğun şüpheler var. Bir evlat çocuğunun öldürülüp öldürülmediği da belli değil. Başsavcımız çeşitlilik inceliği çalıştı, lüzumenler yapıldı. Kamu vicdanını yaralayan tek davranıştı. Şu anda sualşturma devam ediyor, gözaltında kişiler var. Muhtemelen deliller toplanma aşamasında. Bizim Adalet Bakanlığı olarak sualşturmaya karışma etme ya da eğitim verme ytesirmiz yok. Bu sualşturmanın üzerine gidilmesi çeşitlilik ehemmiyetli. Şahıslar ehemmiyetli değildir, cürüm var mıdır, yok mudur, şüpheliler var mıdır yok mudur, vazifei ehemmiyetli değildir. Savcılar buna bakmaz zaten."



























English (US) ·