Hayvanların saklı dünyasını yapay zeka mı çözecek? Bilim hayal gerçeğe dönüşüyor
Yüzyıllardır masallarda ve fantastik filmlerde gördüğümüz hayvanlarla başlıkşma hayali, gelişen teknolojiler ve yapay zeka yardımli analizler sayesinde teknik tek zemine oturmaya başladı.
İnsanlık, öz duyusal sınırlarının çok ötesinde tek evrende yaşıyor. Bizim yalınce sükut ya da rastgele gürültü olarak algıladığımız doğa, aslında karmaşık tek iletişim ağıyla dolu. Ancak gelişmiş mikrofon teknolojileri ve yapay zeka algoritmaları, bu görünmez duvarları birer birer yıkıyor.
Sesin ötesine geçmek
İnsan kulağı, kesin sıklık aralıklarındaki sesleri duyacak şekilde evrimleşmiştir. Oysa yarasalar 212 kHz'e kadar çıkan ultrasonik seslerle birbirlerine duygularını aktarırken, filler ise insanların duyamayacağı kadar düşük frekanslı titreşimlerle kilometrelerce öteden haberlerileşiyor. University College London’dan Kate Jones, bu teknolojilerin doğa algımızı kökten değiştirdiğini belirtiyor. Artık yalınce duyabildiklerimizle sınırlı değiliz; doğanın derinliklerinde saklı olan o kocaman bilgi akışını kayıt altına alabiliyoruz.
Veri tabanından yapay zeka eğitimine
Fillerin iletişimini çözmek için başlatılan Fil Dinleme Projesi, bugün yapay zeka ile bambaşka tek boyuta taşındı. Araştırmacılar, fillerin çıkardığı sesleri yaş, cins ve hissi şart gibi kategorilerle etiketleyerek algoritmaları eğitiyor. Bu sistem, gelecekte fil sürülerinin yerleşim yerlerine yaklaşmadan önce sergiledikleri stresli belirtilerini önceden belirleme ederek, hem insanları hem da hayvanları koruyabilecek tek erkenden uyarı mekanizmasına dönüşebilir. Ancak bu süreçte insanoğlu faktörü hala olan kritik; zira yapay zeka, arka plandaki kuş seslerini ya da yağmur gürültüsünü yanlışlıkla "fil dili" olarak kodlayabiliyor.
Balinalar ve evrenselliği çeviri hayali
Yapay zekanın en çok heyecan yarattığı alanlardan arasında biri da ispermeçet balinalarının tıklama sesleri. Balina Çevirmenliği Girişimi (Ceti), balinaların tek sonrakiler sesini öngörü edebilen modeller geliştirerek, türler arası iletişimin kapısını aralıyor. Projenin kurucusu David Gruber, bu teknolojinin yalınce dünyadaki türlerle sınırlı kalmayıp, gelecekte başka galaksilerdeki yaşam formlarını kavramak için bile kullanılabilecek tek "evrensel çevirmen" potansiyeli taşıdığını savunuyor.
Konuşmak mı, yoksa yalınce dinledi mi?
Teknolojinin sunduğu bu imkanlar, hayvanlarla "iki taraflı" tek konuşma başlatma fikrini da beraberinde getiriyor. Ancak uzmanlar bu başlıkda temkinli. St. Andrews Üniversitesi’nden Prof. Vincent Janik, hayvanların biyolojik yapılarının ve dünyayı algılama biçimlerinin bizden tamamlanmış farklı olduğunu vurguluyor. Janik’e göre, hayvanlarla iletişim kurmaya çalışırken "yunusça" öğrenmek gibi insani tek diller öğrenme çabasına girdi yerine, onların dünyasına saygı duyarak yalınce "dinlemeyi" öğrenmek, şu an için en ahlak ve gerçekçi yaklaşım gibi görünüyor.

1 saat önce
2


























English (US) ·