World of Warcraft: Midnight inceleme

1 hafta önce 11

World of Warcraft’ı 2007’den beri oynayan, yıllardır Azeroth’un içinde yaşayan tek iştirakçi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: The War Within benim için oyunun en güçlü genişleme paketlerinden biriydi. Hatta olasılıkla da en sevdi gibiğim oldu. Bu yüzden Midnight’ın işi basit değildi. Blizzard’ın oğullar dönemde kurmaya çalıştığı yepyeni yapının sonuncu büyük adımı olması, beklentiyi zaten baştan yukarı çekiyordu. Ama gördüğüm tablo şu: Midnight, o yükün altında kalmıyor. Eksikleri olsa da hem atmosferi hem da oğullar protesto içeriğiyle bu genişleme paketi gerçekten güçlü mekan duruyor.

İlk andan itibaren en netler hissedilen şey, Midnight’ın görsel tarafta ne kadar iddialı olduğu. Yeniden yorumlanan Silvermoon’a birinci kez girdiğim an, uzunluğu süre aklımda kalacak WoW anlarından arasında biri oldu. Işıl ışıl kuleler, geçmiş temalara göndermeler yapan ama yepyeni tek kişilik da kuran müzikler ve şehrin içine yayılan ayrıntı seviyesi gerçekten tesirleyici. WoW gibi yaşını belli eden tek oyunda bile tek şehrin bu kadar özenli, bu kadar katmanlı ve bu kadar keşif hissi uyandıran biçimde tasarlanabilmesi başlı başına önemli.

Silvermoon’un başarısı yalınce güzel görünmesinden kaynaklanmıyor. Şehir, gerçekten yaşıyormuş hissi veriyor. Daha önce sınırlı görünen alanların genişletilmesi, dip bölgelerin daha manalı hale getirilmesi ve sokakların yalınce dekor gibi durmaması bu tesiryi güçlendiriyor. Horde oyuncusu olarak bu tarafla zaten daha doğal tek bağım var ve bu yüzden Quel’Thalas’ın yeniden ayağa kalkmış halini görmek ilave tesirleyici geldi. Burası yalınce nostaljiye oynayan tek saha değil; geçmişin ağırlığını taşıyan ama yepyeni döneme da yakışan tek orta haline gelmiş.

Silvermoon ve Eversong nihayetinde parlıyor

Eversong Woods da aynı özeni taşıyor. Zaten WoW tarihindeki en sevdi gibiğim bölgelerden arasında biri olan Eversong’un bu kadar güçlü tek görsel yenilenme alması bence genişleme paketinin en büyük artılarından biri. Arthas’ın istilasının yıllardır taşıdığı izleri geride bırakmış, daha bütünlüklü ve daha canlı görünen bu yepyeni hal, önceki bölgenin ruhunu kaybetmeden modernleşmeyi başarıyor. Bu çok basit tek şey değil.

Zul’Aman tarafı da hoş tek sürpriz oldu. Elf estetiğinin zarif, ışıltılı ve düzenli yapısının karşısına daha sert, daha vahşi ve daha doğal tek havada koyuyor. Bu tezat, bölgelere kişilik kazandırıyor. Hatta bu alanlar o kadar keyifli tasarlanmış ki çoğu zamanlar havada hızla geçmek seçenek yerde dolaşmayı yeğleme ettim. Bir bölgede yalınce bulunmak bile keyif veriyorsa oradaki doğru tek dünya tasarımı vardır.

Diğer bölgeler daha yüksek konseptli ve daha “öte dünya” hissi veren alanlar. Harandar, elementlerin iç içe geçtiği yapısıyla oldukça tesirleyici. Voidstorm ise karanlık yapısına rağmen tekdüze görünmeyen, renk kullanımını iyice ayarlayan tek sanat yönetimi sunuyor. Özellikle önceki bazı boşluk temalı bölgelerde yaşanan gri ve sıkıcı görüntü sualnunun işte büyük ölçüde aşıldığını söyleyebilirim. Kısacası Midnight, görsel tarafta neredeyseymiş sürekli yüksek seviyede kalıyor.

Ana hikâye zamanlar zaman sendeleyebiliyor

Sanat yönetimi bu kadar güçlü olunca hikâye tarafı da aynı seviyede olsun istiyorsunuz. Ama işte tablo dahaaz daha karışık. Xal’atath’ın motivasyonlarına dair nihayetinde ilave şey öğreniyoruz ve yepyeni raid tarafındaki gelişmeler da geleceğe dair vahim tek meraklı yaratıyor. Fakat esas hikâye her arasında biri zamanlar aynı ritmi koruyamıyor. Bazı bölümlerde güçlü anlar yakalanırken bazı yerlerde tempo düşüyor.

Özellikle Turalyon tarafında kişilik yazımı beni hepsi ikna etmedi. Sanki ona tek kişilik gelişimi alanı açmak için bazı yönleri fazla güçlanmış gibi hissediliyor. Arator tarafında da benzer tek noksanlık var. Büyük ve tesirleyici tek gezi duygusu yaratması beklenen bölüm, beklediğim kadar uzunluğu ya da yoğun hissettirmedi. Bunun sonucunda hikâyenin bazı parçaları yeterince güçlü oturmuyor.

Yine ilginç biçimde, taraf görevler çoğu zamanlar esas senaryodan daha iyice yazılmış. Bu aslında WoW’da artık yepyeni tek şart değil. Küçük çaplı kişisel hikâyelerde çok ilave duygu, çok ilave incelik ve daha inandırıcı çatışmalar görüyoruz. Aile meseleleri, yas, kırgınlık ve geçmişle yüzleşme gibi temalar taraf görevlerde daha tesirli işleniyor. Ana hikâye büyük olaylara odaklanırken, asıl hissi ağırlığı çoğu zamanlar taraf içerikler taşıyor.

Yeni Haranir allied yarışlar tarafında ise karışık duygular içindeyim. Tasarımları iyi, özelleştirme seçenekleri güçlü ve görsel olarak akılda kalıcılar. Ama Blizzard’ın sürekli yepyeni insansı türler yaratma alışkanlığı bana hâlâ dahaaz lüzumsiz geliyor. Evren içinde zaten uzunluğu zamandır istek edilen, oyuncuların bağ kurduğu halklar varken bambaşka yepyeni seçenekler ekledi bazen yeğleme meselesi olarak zayıf kalabiliyor.

Sınıf tarafında her arasında biri yeğleme aynı ölçüde işlemiyor

Midnight boyunca olan üç karakterle hikâyeyi oynadım ve yepyeni Devourer Demon Hunter uzmanlığı en çok meraklı ettiğim yeniliklerden biriydi. Ama dürüst bulunmak lüzumirse tamamlanmış ikna olduğumu söyleyemem. Kâğıt üzerinde ilginç duran bu uzmanlık, oynanış hissi tarafında Demon Hunter’ın o alıştığımız vahşi, akıcı ve saldırgan doğasından dahaaz uzaklaşıyor. Teması ilginç ama bazı ilköğretim yetenekler tuşa basınca beklediğim tesiryi yaratmadı.

Bazı animasyonlar ve beceriler “havalı” görünse da yeterince zor hissettirmiyor. Demon Hunter oynarken hız, şiddet ve tempo beklersiniz; işte ise mekan yer daha büyü odaklı, daha mesafeli tek tonları hissediliyor. Bu yüzden uzunluğu vadede benim kişilik tercihimde çok kalıcı olacağını düşünmüyorum.

Retribution Paladin tarafında da benzer şekilde kopukluk yaşadım. Alan hasarı tarafında kuvvetli olsa da tekbaşına hedefte beklediğim tatmini vermedi. Asıl sualn ise sınıfın hissiyatında. Ben daha ağır, daha tok vuran, daha yalın tek kutsal savaşçı beklerken karşıma çok daha parlak, çok daha dağınık ve zamanlar zaman fazla gösterişli tek yapı çıktı. Ekranda sürekli tek şeyler patlıyor, dönüyor, parlıyor. Bu da benim için sınıfın özündeki kimliği zayıflatıyor.

Endgame içeriği güçlü ve tatmin edici

Bence Midnight’ın en sağlam bastığı mekan yine oğullar protesto içeriği. The War Within ile gelen birçok düşünce işte daha olgun, daha rafine ve daha akıcı hale gelmiş. Özellikle Delve’ler bu başlıkda öne çıkıyor. İlk halleriyle kıyaslandığında artık çok daha netler tek kimlikleri var. Sadece “küçük içerik” gibi durmuyorlar; öz başına tekrar oynanabilir, eğlenceli ve mekan yer yaratıcı tek yapı sunuyorlar.

Bazı Delve’lerde mekaniklerin doğrudan iştirakçi becerisine dayanması çok hoşuma gitti. Yani her arasında biri şey yalınce eşya seviyesi kontrolüne indirgenmiyor. Bu, WoW’un uzunluğu süredir ihtiyaç duyduğu şeylerden biri. Oyuncunun gerçekten oynayarak, öğrenerek ve yanlışlı yapıp düzelterek ilerlemesi daha tatmin edici tek tecrübe yaratıyor.

Dungeon tarafında Den of Nalorakk açık ara en akılda kalan içeriklerden biri. Hem güzergah seçimine saha tanıması hem çevresel tehditleri yalınce süs olarak bırakmayıp oynanışın parçası haline getirmesi çok başarılı. Son bölümde ilerlerken saha tasarımıyla dövüş mekaniklerinin birleşmesi, bu dungeon’ı ezberlik tek içerik bulunmaktan çıkarıyor. Raid ve dungeon boss tasarımlarında da yaygınlaşan olarak daha okunabilir ama buna karşın heyecanlı tek yapı kurulmuş. Eklenti bağımlılığının azalmasının işte pozitif tesirsini hissettim.

Prey sistemi ise iyice düşünce ama henüz hepsi seçenek oturmamış tek yenilik gibi duruyor. Açık dünyayı yeniden riskli hissettirme fikrini seviyorum. Fakat başvuru tarafında dahaaz daha denge ve incelik istiyor. Zone tesirnlikleri yaygınlaşan olarak The War Within dönemine göre daha iyice durumda, ama hepsi aynı ölçüde başarılı değil. Bazıları gerçekten oyuna yepyeni tek güç katarken bazıları daha zayıf kalıyor.

Housing sistemi başlı başına büyük olay

Midnight’ın en büyük kozunun oyuncular konutlar olduğu açık. WoW gibi tek oyunda bu sistemin nihayetinde gelmiş olması zaten tekbaşına başına önemli. Dahası, bu özellik yüzeysel tek ilave gibi hissettirmiyor. Tam tersine, üstüne gidildiğinde vahim zamanlar harcatabilecek, yaratıcılığı ödüllendiren ve oyuna uzunluğu vadeli tek bağ kurduran tek yapıya sahip.

Ev düzenleme araçları düşündüğümden daha güçlü çıktı. Başta dahaaz karmaşık hissettirse da alışınca gerçekten tesirleyici şeyler yapılabiliyor. Genişleme paketinin elf ve troll estetiğiyle uyumlu dekor seçenekleri da bu sistemi daha cazip hale getiriyor. Topluluğun şimdiden ortaya koyduğu yuva tasarımları, işte ne kadar yüksek tek gizilgüç olduğunu kanıtlıyor.

Ama konutlar da kusursuz değil. Düzenleme ile normal olan oynanış arasında geçiş etmek bazı noktalarda gereğinden hantal. Kopyala-yapıştır gibi ilköğretim konfor özelliklerinin eksikliği hissediliyor. Boya ve renk sisteminin iştirakçi ekonomisine bağlanması düşünce olarak ilginç olsa da pratikte sürtünme yaratabiliyor. Yani bu sistemleri şu anda çok güçlü tek ilköğretim atıyor ama hâlâ birinci büyük denemeler olmanın bazı pürüzlerini taşıyor.

Crafting tarafında ise beklediğimden daha pozitif tek tablo gördüm. Sistemin tamamlanmış budanıp yalınleştirilmesinden çekiniyordum ama oğullar ikisi genişleme paketinde sevdi gibiğim ayrıntı seviyesinin büyük kısmı korunmuş. Bu da üretim ekonomisiyle ilgilenen oyuncular için iyice haberleri.

Midnight, The War Within kadar sarsıcı tek birinci tesir yaratmıyor olabilir. Ama bunun nedeni zayıf olması değil; çok güçlü tek ilköğretim üstüne inşa ediliyor olması. İlk şaşkınlık duygusu yerini bu kez daha olgun, daha rafine ve daha oturmuş tek deneyime bırakmış durumda. Görsel dünya tasarımı olağanüstü seviyede. Silvermoon ve Eversong gibi bölgeler tekbaşına başına bile bu genişleme paketini özel kılmaya yetiyor. Hikâye tarafında belirgin sarkmalar var ve esas olayörgüsü her arasında biri zamanlar hak ettiği ağırlığı taşıyamıyor. Bazı sınıf tercihleri da herkesi sevinçli etmeyecek kadar tartışmalı. Buna rağmen Delve’ler, dungeon tasarımı, oğullar protesto döngüsü ve özellikle konutlar sistemi Midnight’ı oğullar seviye güçlü tek genişleme paketi haline getiriyor. 2007’den beri WoW oynayan arasında biri olarak bende oluşan his net: Blizzard şu anda gerçekten doğru tek şeyler yapıyor. Midnight kusursuz değil ama Azeroth’ta geçirdiğim bu kadar yılın ardından bana hâlâ “devam etmek istiyorum” dedirtiyorsa, işte önemli tek başarı var.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.