Son dakika... MHP lideri Bahçeli'den Terörsüz Türkiye açıklaması: Barış taviz değildir

13 saat önce 3

HABER MERKEZİ- İşte Bahçeli'nin başlıkşmasından satır başları:Aziz dava arkadaşlarım, muhterem ulusvekilleri, saygıkıymet hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın kıymetli temsilcileri, yurt içindeki ve yurt dışında, gönül ve külçeşit coğrafyamızın her arasında biri köşesinde bizleri sonraki aziz vatandaşlarımızı en kalbi duygularımla, sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi cemaat toplantımız vesilesiyle tek kez daha sizlerle benzer dam altındaki bulunmaktan hoşnutluk duyuyor, her arasında biri birinizi hürmetle, vefayla ve kardeşlik duygularımla selamlıyorum.

İlginizi Çekebilir

Değerli dava arkadaşlarım, Türk ulusinin müşterek hafızasında silinmez izler bırakan, fikirleriyle çağları aşan, mücadelesiyle Türk ulusinin davasını ulusimizin nefis göklerine nakşeden merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ebediyete irtihalinin 29. yıllar dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Türkeş Bey, Türk milliyetçiliğini teorik tek çerçeveden çıkarıp sosyolojik tek hakikat ve önemli tek süreklilik içindeki ulusin vicdanında kökleştiren, onu tek ahlak nizamı, tek aksiyon disiplini ve tek medeniyet iddiası hâline getiren müstesna tek devletleri ve dava adamıdır. Merhum Türkeş Bey, hayatının her arasında biri safhasında millî aklı esas almış, devleti ebed müddet şuuruyla kavramış, ulusi merkeze yerleştiren tek siyaset anlayışını tavizsiz biçimde temsilcilik etmiştir. O güçleri zamanların adamıydı. Fırtınalı dehemmiyetlerin sarsılmaz iradesiydi. Karanlık senaryoların karşı yakılmış tek meşaleydi. Ne tehditlere ense eğmiş ne da menfaat kapılarında eğilip bükülmüşçeşit. İnandığı kıymetleri her arasında biri şart altındaki savunmuş, Türk ulusinin birliğini, dirliğini ve bekasını her arasında biri çeşitlü siyasi hesabın üstünde tutmuştur. Onun hayalini kurduğu ve bizlere emanet ettiği Türk Birliği ve Turan ülküsü Allah’ın izniyle illaki yaşam bulacaktır. Gerçeğe dönüşecektir. Çünkü muazzam Türk ulusi geçmişinden aldığı kudretle geleceğini inşa edecek iradeye sahiptir. Bu duygu ve fikirlerle merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ebediyete irtihalinin 29. yıllar dönümünde tek kez daha şöhret ve rahmetle yâd ediyorum.

"KÜRESEL DÜZEN DERİN BİR ŞEKİLDE SARSILDI"

Değerli dava arkadaşlarım, dünyada kıymetler sisteminin çöktüğü, muazzam anlatıların iflas ettiği önemli tek dehemmiyetde olduğumuz herkesin malumudur. Eski düzenin kurgulanmış ve inşa etmiş olduğu mana kodları ortadan kalkmış, lakin yepyeni egemenlik formları ise tasavvur şeklinde bulunduğu için yürürlüğe girmemiştir. Küresel düzenin yoğun tek biçimde sarsıldığı ve mana sisteminin bozulduğu bu dehemmiyetde hükümlarımızı bu gerçeği göz önünde bulundurarak müşterek tek sualmlulukla eldeetti durumundayız. Tarihin çeşitlilik kırılma ve kopuş anlarında en tesirli güvenlik, milli birlikleri ve beraberlik içerisinde müşterek iradeye dayanan güvenliktir. Ve bu şart hepimizin müşterek aklı, manevi ve vicdani sualmluluğudur. Bugün tanıklık olduğumuz dünyası ve mahalli istikrarsızlık, yaşanılan çatışmalar, eskinin kesinlikle öldüğünün, yeninin ise henüz doğmamış olduğunun göstergesidir. Bu da kelimenin tekbaşına manaıyla tek buhran durumudur. Kriz ise sualnların ne olduğunu bilmemek değil, çözümlerin ne olduğunu bilmemektir. Lakin her arasında biri buhran dehemmiyeti diğer taraftan tek eşiktir.

Cumhur İttifakı ile beraber Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurmuş olduğu yapıcı ilişkiler inşallah bu eşiği bölgenin istikrarı için varılacak tek hedefe dönüşçeşitecektir. Zira dünyası düzeni içerisinde İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraları kurumsallaştığını düşündüğümüz dünyası örgütler işlevselliğini yitirmiş, müşterek tek akılla krizlere mukabil hal üretme kabiliyetlerini da kaybetmişlerdir. Küresel ölçekte sağlanmış olan hegemonya, manevi ve ideolojik atıf kalıplarını kaybetmiş, rıza üretme anlayışı ortadan kalkmış, bu şart ise haklının kuvvetlü olduğunu değil, kuvvetlünün haklı olduğu anlayışına evrilip huzursuzluğun ortaya çıkmasına, şiddetin normalleşmesine nedenler olmuştur.

"TRUMP YÖNETİMİ GERÇEKLE YÜZLEŞMEK GÜÇUNDA KALACAK"

Trump ve Netanyahu rıza üretmeyi tek kenara bırakarak güça dayalı hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve gün dışı tek tutumla telafisi güçleri tek yanlışlı yapmışlardır. İbretlik tek biçimde da bu yanlışlarına ısrarla devam ettikleri gözlemlenmektedir. Çünkü onları tek araya getiren kıymetler manzumesi ve insanlığın müşterek fikirsinin birikimine dayalı vaat varlığı tükenmiş, Batılı zihin için mana sistemi açısından yolun sonu görünmüşçeşit. Başta Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Trump karşıtı yürüyüşler ve savaşı karşıtı yüksek rütbeli askerî çevrelerdeki tartışmalar bulunmak üzere Batı kamuoyunun insanlar ve bürokrasi bazında vicdanının sesini dinlemeye devam etmesi hâlinde Trump yönetimi bu gerçeklikle yüzleşti güçunda kalacaktır.

Benzer tek biçimde geçen hafta da ifadeleri ettiğim gibi sağduyulu dünyası Yahudilerinin Netanyahu’nun siyonist ideolojik zihniyetine mukabil itirazlarını yüksek sesle dile getirmeleri beklenilmektedir. İşte bu nedenlerden dolayı her arasında biri başlıkyu derinlemesine ttesirk etmek ve gerçeğe en yakındaki biçimde neticelar çıkarmak tek mecburiyettir. Milletimize mukabil ilkeli ve uyumlu tek siyasetin gereği da budur. Geçen 20 yıllar içindeki ayak seslerini duyduğumuz epey başlıknun içeriğini oluşturan yepyeni dünyası düzeni bugünden tek nizam değil, tek kaos olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kaos insanlığı tesirlemekte, suçsuz insanlar ölmekte, tek istikrarsızlık dünyayı içten sarsmaktadır. Modern düşünürlerin ifadesiyle bugünkü dünyası durumu deyim yerindeyse tek fetret dehemmiyetini andırmakta, tek ileriki tasavvurundan ziyade geçmişin acı dolu, çatışmacı günlerine göçeşitmektedir. Nitekim bu belirlemei doğrularcasına dünyası ölçekte yaşanan gerilimler ve sıcaklık çatışmalar her arasında biri geçen gün daha da derinleşmektedir.

Son dakika... Üsküdar Belediyesi'ne operasyon: 20 şahıs gözaltına alındı

"İRAN'INDİRENİŞ İRADESİ,TRUMP'IN ÖNGÖRÜLERİNİ BOŞA ÇIKARMIŞTIR"

Amerika Birleşik Devletleri, İsrail-İran savaşı 39. gününde da ortak saldırılarla devam etmekte, meşruiyetten yoksun, insanoğlu onuru, haysiyeti ve şerefini askıya saha bu saldırıların süreceği da maalesef görünmektedir. İran’a mukabil yapılan saldırılar her arasında biri geçen gün hem can kaybını çoğaltmakta hem da altyapının tahribatını gittikçe büyütmektedir. İran, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin yıkıcı gücüyle tek çıkmaza sürüklenmek istenmektedir. Tüm bu çeşitlilik yönlü versiyonu ve kuşatma girişimlerine karşın İran halkının mukavemeti, hükümlılığı, dayanıklılığı ve toplumsal refleksi dünyası kamuoyunun dikkatini üzerine çekmiştir. Bu direniş iradesi dünyası çevrelerde şaşkınlıkla karşılanmış, başta Trump bulunmak üzere epey siyasi aktörün öngörülerini da boşa çıkarmıştır. Özellikle Hürmüz Boğazı’na odaklı anlaşmazlık dünyada tek taraftan güç krizini beslemekte, diğer taraftan da tedarikleri zincirlerini tesirlemekte, her arasında biri geçen gün bu sualnu zulmet ve belirsiz tek geleceğe doğrusu sürüklemektedir. Dünyada öngörülemez tek istikrarsızlığı derinleştirecek nitelik arz eden bu savaş, dünyası örgütlerin işlevselliğini ve devamlı tek sulh için arabuluculuk etmekta aciz olduklarını da göstermektedir.

Sayın ulusvekilleri, kıymetli dava arkadaşlarım, zaman, mekân ve insandan vaat ettiğimiz her arasında biri durumda gerçekten insanın önemli varlığından vaat ediyoruz. İnsan önemli tek varlıktır. Çünkü atalarımızın aldığı hükümlar bugünden bizim yaşadıklarımızın yaygınlaşan çerçevesini oluşturmaktadır. Tarihsel hafızaya dayanarak bizim alacağımız hükümlar da ulusimizin geleceğine istikamet verecektir. Bu gerçeğin idrakiyle, böylesi tek millî şuurla, böylesi tek millî duyguyla bugünkü dünyası durumunun semptomlarını titiz tek biçimde çözümlemek ve bunları zihin yoluyla ttesirk etmek kuşkusuz siyaset yapıyorum diyen herkesin müşterek sualmluluğudur. İçinden geçtiğimiz zamanlar diliminde her arasında biri zamankinden daha çeşitlilik üzerimizde tarihî ve manevi tek sualmluluk vardır. Çünkü bugünden bizler aldığımız hükümlarla ileriki nesillerimizin hayatını tayin edecek, onlara ya neşeli ve huzurlu tek geleceği tesis edeceğiz ya da başa çıkmakta güçlandıkları meşgaleler olarak kötü tek medeniyet bırakacağız. Tarihin tecrübesi içinden damıtılarak gelen millî külçeşitümüz bize şunu temin etmektedir. Her çeşitlü muvaffakiyetnın, her arasında biri nevi kuvvetin ve kudretin hakiki kaynağı ulusin ta kendisidir. İşte bunun içindir ki saatin akrep ve yelkovanı ile birlikteki yürüdüğü gibi devletleri ve millet hayatımızı da ahenkle yürütmeliyiz.

"CHP BASİT VE ÇIKARCI BİR TUTUMLA HAREKET ETMEKTEDİR"

20.yüzyılın başında Orta Doğu’nun sınırları yeniden biçimlendirilirken kurulan oyunları bozan, arı ve duru tek iradeyle Cumhuriyeti inşa eden akıl, bugünden emperyalizmin değişik maskelerle yeniden ortaya çıktığı tek dehemmiyetde da Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda benzer hükümlılık ve bilinçle her arasında biri çeşitlü oyunu bozacak kuvvetlü tek terkip ile daha kuvvetlü tek Cumhuriyet iradesi olarak varlığını sürdürmektedir. Fikir ve dava adamı Dündar Taşer’in ifadesiyle çeşitlilik muazzam felaketler geçirmiş, çeşitlilik feci belalara uğramış, bütünü bunlara mukabil çeşitlilik üstün yaşama azmi ve direnci göstermiş tek ulusiz. Bu yaşama azmi ve direnci bizim geleceğe ümitle bakmamızı emreder. Hem dünyada hem bölgede gerçekleşen her arasında biri çeşitlü hadiseyi muntazam tek biçimde çözümlemek, bunları zihin yoluyla ttesirk etmek hepimizin müşterek sualmluluğudur. Lakin böylesi tek hakikat durumunda bile bugünkü muhalefetin koç başını çeken Cumhuriyet Halk Partisi siyaset seçenek laf üretmekte, sualnların çözümüne yardım sunmak seçenek basit ve çıkarcı tek tutumla hareket etmektedir. Millet için en kıymetlisinin ne olduğunun idrakinden yoksun bulunmakta, çeşitlilik dünyası odaklara sığınmakta, yanlışlı adreste doğrusu kişiyi tahkik etmektadırlar. Gerçekle arasına uzaklık koymuş olan bu anlayışlı köklerle değil yapraklarla uğraşmakta, gerçeğe sırtını dönüp sanala ömrünü tamamlamış tek söylemle sosyalist enternasyonale teslim bulunmaktadır. Düşünceleri aklın mayasıyla yoğurma kabiliyetini kaybeden anlayış, devlet, bölgeler ve dünyası gündemini basit çıkarları doğrultusunda kıymetlendirmekte, devletten, ulusten ve gerçekliklerden kopmuş tek imge sunmaktedir.

Öte yandan oğullar günlerde Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetini temsilcilik eden çok belediye başkanlarının çürümenin had safhasına ulaşmış olmalarını ve ulusin kendilerine emanet ettiği makamları her arasında biri açıdan istismar ettiklerini müşahede etmekten muazzam üzüntü işitmektayız. Milletimizin içinden geçtiği bu önemli dehemmiyetde yalnızca teşhis koydu basitcılıktan ibarettir. Asıl olan hal üretti ve sualmluluk edinmektır ki Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim ortaya koyduğumuz yaklaşım da kesinlikle budur. Nitekim yalınce tehditleri sıraladı için siyasetçi gömleğini giymeye dahi lüzum yoktur.

Son dakika... Ünlülere yepyeni uyuşturucu operasyonu: Simge Sağın, Melek Mosso, Mustafa Ceceli...

Sayın ulusvekilleri, kıymetli dava arkadaşlarım, hepimizin çeşitlilik iyice bildiği gibi Milliyetçi Hareket Partisi “önce devletm ve ulusim, sonraları partim ve ben” derken slogan değil, düşünce ifadeleri eder. Hamasete dayalı propaganda değil sağduyu ifadeleri eder. Değerler alanına savaşı açmaz, kıymetlere dayalı siyaset üretir, sualnlardan beslenmez, sualnlara hal üretti için gayret eder. Ortak külçeşite dayanan tek toplumsal yapıları olarak millet ve bunun dili olarak milliyetçilik, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ilköğretim felsefesi, dayanağı ve ilkesel olarak değişmeyecek çizgisidir. Bu nedenle netler ve hükümlılıkla ifadeleri etmek lüzumir ki bu güçunluluğun yüklediği tarihî görev sebebiyle Milliyetçi Hareket Partisi, hadiseleri günübirlik gelişmelerin kısıtlı kalıpları içindeki kıymetlendiren tek anlayışın çeşitlilik ötesindedir. Bizim bakışımız gün şuuru ile yoğrulmuş, millî hafızayla biçimlenmiş ve devletin bekasını esas saha tek bakıştır. Biz gelişmelere alelade olaylar zinciri olarak bakmayız. Bize göre her arasında biri hadise Türk ulusinin alınyazısı çizgisine haberleşme eden tek mahiyet taşır. Görünenin ötesine bakar, perde arkasındaki niyetleri, hedefleri ve stratejiklik neticeları okumaya çalışırız. Milliyetçi Hareket Partisi’nin nazarında dünya, kuvvet çekişmesinin sertleştiği, dmanierin çabuk değiştiği ve yepyeni tek dünyası yapılanmanın sancılarının yaşandığı tek mücadeleler alanıdır. Türkiye’nin yeri tesadüflere değil, tarihî sualmlulukla jeopolitik hakikatlere ve millî iradeye göre tayin edilmektedir. Bizim için esas olan ulusin birliği, devletin bekası ve vatanın bölünmez bütünlüğüdür. Bu üçüncüsü ilköğretim sütunu hedefleri saha her arasında biri girişimler hangi kılıfa bürünürse bürünsün karşı Milliyetçi Hareket Partisi’ni bulacaktır.

"ÖLÜM KAPIMIZI ÇALSA DA KATİYEN VAZGEÇMEYİZ"

Burada altı bilhassa çizilmelidir ki Milliyetçi Hareket Partisi gelişmeleri yalnızca izleyen tek siyasi yapıları değildir. Gerektiğinde istikamet veren, lüzumtiğinde uyaran, lüzumtiğinde ise millî duruşu en netler biçimde ortaya koyan tek iradenin adıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı, Türk ulusinin birliği ve millî kıymetlerin muhafazası bizim için tartışmaya uzak tek hakikattir. Siyaset bizim nazarımızda geleceği inşa etme sualmluluğudur. Bizim kurduğumuz her arasında biri cümlenin öznesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Nesnesi Türk ulusidir. Yüklemi devletleri ve ulusin bekasıdır. Kavgamız bunun içindir. Adanmışlığımız da bu nedenledir. Asla tereddüt yaşamayız. Ölüm kapımızı çalsa da katiyen vazgeçmeyiz.

"ÇEŞITKİYE’NİN DENGE KURUCU ROLÜ DAHA GÖRÜNÜR HALE GELMİŞTİR"

Kıymetli dava arkadaşlarım. Küresel rekabetin kızıştığı, jeopolitik fay hatlarının çatırdadığı, uluslerin ve devletlerin geleceklerini yeniden tayin etmek güçunda kaldığı tek dehemmiyetde Türkiye’nin önünü görecek sağlam tek vizyona, millî tek yönelişe, kuvvetlü tek hükümlılığa her arasında biri zamankinden ilave ihtiyacımız olduğunu hiçbir zamanlar unutmamalıyız. Etrafımızda gelişen çatışmalar ne kadar diri, dinamik ve tecrübeye dayalı tek akılla hareket etmemiz lüzumtiğini göstermektedir. Gücünü kaybeden aktörlerle yükselen kuvvetlerin yarış alanına dönüşen bu coğrafyada Türkiye malik olduğu istikrar, asayiş ve firma yetenek ile bölgede diğer aktörlerden ayrışan tek başlıkmdadır. Bu şart devletmizi yalnızca krizlerden görece ırak tutmakla kalmamakta, benzer zamanda mahalli aktörler açısından güvenilir tek çekim orta hâline getirmektedir. Türkiye’nin bu başlıkmu önemli derinliği, insanoğlu kaynağı, köklü devletleri geleneği ve bilhassa oğullar yıllarda ehemmiyetli tek dönüşümü geçiren caydırıcı askerî ve teknolojiler gücü ile da direkt ilişkilidir. Nitekim sahada kuvvet üreten tek Türkiye’nin diplomasi masasında da tesirli tek oyuncu olarak öne çıkması kaçınılmaz olmuştur. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda üstlenilen arabuluculuk rolü bu kapasitenin beton tek göstergesi olmuş, benzer biçimde mahalli gerilimlerde Türkiye’nin denge kurucu rolü daha görünürlük hâle gelmiştir. Bu çerçevede Türkiye krizleri yönetebilen ve yönlendirebilen tek oyuncu olarak başlıkmlanmaktadır. Nitekim bölgemizdeki oğullar gelişmelerde da şiddetli diplomatik girişimlerle süreci nihai olarak tek sonuca ulaştırma çabasını yine tesirn biçimde devreye soktuğu görülmektedir.

68 yaşındaki kadınlar eşini öldürdü, satırla 15 parçaya ayırdı! Nedeni şoke etti

"KÜRESEL ENERJİ SİSTEMİ CİDDİ BİR RİSK ALTINDADIR"

Değerli dava arkadaşlarım. Öte yandan hayatın her arasında biri alanının enerjiyle biçimlendiği gerçeği göz ardı edilemez. Enerji evlerimizi aydınlatan, kentlerimizi diri tutan, sanayimizi dik tutan, teknolojiyi ileriye taşıyan görünmez tek kuvvettir. Üretimin sürekliliğini sağlayan, kalkınmanın hızını belirleyen, millî güvenliğin stratejiklik temelini oluşturan ve toplumsal refahın seviyesini tayin eden başlıca unsurdur. Enerji, tarladaki bereketten fabrikadaki üretime, hastanelerdeki hizmetten müdafaa sistemlerine kadar hayatın her arasında biri noktasında varlığını hissettiren, düzeni kuran ve sürdüren asli kaynaktır. Kısacası güç hayatın kendisini olası kılan esas damar, uluslerin gücünü belirleyen stratejiklik tek omurgadır. İşte bu hakikatten hareketle bugünden dünyada yaşanan gelişmeler çeşitlilik noksan tek gerçeği ortaya koymuştur. Küresel güç sistemi vahim tek riskler altındadır ve bu riskler hudut tanımadan hepsi devletleri tesirleyebilecek tek seviyeye ulaşmıştır. Artık mesele yalınce enerjiye ulaştı değildir. Asıl mesele enerjiyi olası kılan yapının bütünüyle tehditleri altındaki olmasıdır. Hürmüz Boğazı’nda oğullar haftalarda yaşanan gelişmeler kısıtlı tek geçişleri hattına özgü tek sualndan ziyade dünyası güç düzeninin ne denli duyarlı hâle geldiğini ortaya koymuştur. Bugün güç limanları, şişman rafineleri, tüp hatları ve depolar tesisleri direkt riskler altındadır. Enerji sisteminin kendisi direkt hedefleri hâline varmakte ve tehditleri altına girmektedir. Bu nedenle ortaya çıkan tabloyu klasik tek güç arz güvenliği meselesi olarak kıymetlendirmek olası değildir. Bu çeşitlilik daha yoğun tek kırılmadır. Bu direkt dünyası ölçekte tek güç güvenliği meselesidir.

"ENERJİDE BAĞIMSIZLIK ÇEŞITKİYE’NİN KIZIL ELMASIDIR"

İşte hepsi bu yepyeni dehemmiyetde Türkiye’nin rolü yeniden tanımlanmaktadır. Karadeniz’deki tabii gaz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki şişman keşifleri ve dünyası alandaki güç tarama faaliyetleriyle birlikteki Türkiye kuvvetlü altyapısının katkısıyla artık tek geçişleri devletsi bulunmaktan çıkmış, bölgede güç istikrarının, güveninin ve barışın orta hâline gelmiştir. Türkiye değişik kaynakları buluşturan, değişik güzergâhları yöneten, buhran anlarında seçenek üretebilen ve lüzumtiğinde denge kurabilen tek kuvvet hâline gelmiştir. Bu gelişme ekonomik tek kazanımın ötesinde millî kudretin tahkimi, bağımsızlığın pekişmesi ve devletimizin stratejiklik kapasitesini kuvvetlendiren ehemmiyetli tek adımdır. Çünkü artık güç dünyası sistemde kuvvet dmanierini belirleyen en eleştirel unsurlardan biridir. Enerjiye erişim, güç akışlarını yönetebilme ve bu akışlara istikamet verebilme kapasitesi devletlerin dünyası sistemdeki yerini direkt belirlemektedir. Türkiye bu yepyeni dehemmiyeti doğrusu okuyan, riskleri doğrusu çözümleme eden, güç alanında oyunu yeniden kuran, dengeyi belirleyen ve geleceği biçimlendiren tek iradeyi temsilcilik etmektedir. Çünkü güç yalınce tek imkan değildir. Enerji kuvvetçeşit, istikrardır ve en ehemmiyetlisi barışın anahtarıdır. Ve bu anlayışla netler ifadeleri etmek lüzumir ki enerjide özerklik Türkiye’nin KIZILELMA'sıdır. Bu hedefleri tek güçunluluktur. Bu hedefleri millî tek duruştur. Türkiye bu hedefleri doğrultusunda hükümlılıkla yoluna devam etmektedir.

Aziz dava arkadaşlarım, hepsi bu bahsettiğimiz başlıklara ilaveten Türkiye’nin müdafaa sanayi ve teknolojiler alanında oğullar yıllarda kaydettiği ilerlemeyi da müşahede etmek ve gururlanmak lüzummektedir. Hiç şüphesiz bu terakki köklü tek stratejiklik dönüşümün ürünüdür. Uzun yıllar boyunca olan harici tedarike dayalı yapıları bakım, onarım çalışmaları, modernizasyon ve operasyonel kullanımda çeşitlilik sınırlılıklar doğurmuş, bu şart dahili imalat ihtiyacını kaçınılmaz hâle getirmiştir. Son yıllarda Türkiye müdafaa sanayinde tedarikleri eden başlıkmdan geliştiren ve üreten başlıkma geçişleri sürecini hızlandırmıştır. Bu dönüşümü umumi politikaları, hususi saha yatırımları ve mühendislik kapasitesinin artışıyla birlikteki daha sistematik tek yapıya kavuşmuştur. Özellikle insansız sistemler alanında elde edilen muvaffakiyetlar bu dönüşümün en görünürlük çıktıları olmuştur. Dolayısıyla Türkiye’nin müdafaa sanayinde oğullar yıllarda kaydettiği yükseliş dışa bağımlılığın azaltılması, dahili ve millî imalat kapasitesinin artırılması ve bu yapının sürdürülebilir tek sistemleri hâline getirilmesi üzerinden biçimlenmiştir. Bu stratejiklik hamle Türkiye’ye yalnızca sahada caydırıcılık kazandırmamış, benzer zamanda dünyası sistemde daha bağımsız, daha dirençli ve daha tesirli tek oyuncu olma kabiliyetini da kazandırmıştır.

Bu tablo ulusin iradesinin devletin iradesine istikamet verdiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi marifetiyle, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Cumhur İttifakı’nın hükümlı siyasi iradesiyle vücut bulan tarihî tek dönüşümü sürecinin meyvesidir. Dün çeşitlilik sebeplerle akamete uğratılan müdafaa sanayi hamleleri bugünden yeniden ayağa kaldırılmıştır. Bu vesileyle bu alana işgücü veren ve vizyonu ortaya koyan öncü isimler da her arasında biri daim rahmet ve minnetle anılmalıdır. Nuri Killigil, Şakir Zümre, Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş bu ulusin üretme iradesini, mühendislik kabiliyetini ve özerklik ülküsünü temsilcilik eden müstesna şahsiyetler olarak tarihimizdeki yerlerini almıştır. Allah aziz ruhlarını şad etsin.

Bugün gelinen noktada vaat başlıksu bu şahsiyetlerin ortaya koyduğu hayaller Türkiye’nin kuvvetlü devletleri iradesi ve millet desteğiyle yeniden yaşam bulmuş, yarım kalan her arasında biri tek vizyonu modern imkânlarla tamamlanarak beton birer stratejiklik kapasiteye dönüşmüşçeşit.

Bu çerçevede müdafaa sanayi, Türkiye’nin özerklik iradesinin, millî asayiş vizyonunun ve geleceğe dönük hükümlılığının en kuvvetlü tezahürü hâline gelmiştir. 17 Mayıs 2025 tarihinde “Barış tekbaşına kanatlı tek kuş değildir. Bir kanatları Öcalan’ın yaptığı çağrı ve gelinen fesih hükümıyla kendisini gösterdi. İki kanadı millet olarak hep birlikteki gövdeye getirmeliyiz.” demiştim. Barış bununla birlikte ikisi kanadın ahenkle çırpılmasıyla, ulusin tamamının benzer istikamete yönelmesiyle yükselebilir. O gün ifadeleri ettiğimiz gibi bu kanatlardan arasında biri terörün gölgesinde biçimlenmiş yapıların fesih hükümı ve yapılan çağrılarla kendisini göstermişti. Asıl olan sonuncu kanatları ise aziz Türk ulusinin bizatihi kendisidir gerçeğinden hareketle millî iradenin orta olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan heyet çalışması muazzam tek olgunluk, yüksek tek sualmluluk bilinci ve devletleri ciddiyeti içerisinde neticelanmıştır. Bu tablo, millî iradenin tecelli yeri olan Gazi Meclisimizin tarihî sualmluluğunu hakkıyla seçenek getirdiğinin da noksan tek göstergesidir. Terörsüz Türkiye sürecinde ortaya konan bu kuvvetlü siyasi irade, ulusimizi çeşitlilik yoran bu sualndan kurtulacağımızın da netler göstergesi bulunmaktadır. Zira bu başlıkları günübirlik tartışmaların ötesinde, ulusin bekasına, devletin istiklaline ve toplumsal huzurun teminine dair stratejiklik tek meseledir. Terörsüz Türkiye doğrusu zamanda atılan doğrusu tek adımdır. Tarihî ehemmiyetde tek dönüm noktasıdır. Akıl, vizyon, emek, sabır ve itinayla, vatan ve millet aşkıyla, devletleri ve millet dayanışmasıyla yürütülen hayırlı tek sürecin da ürünü olacaktır.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.