[Pazar Eki] Yeni Sosyal Medya Yasası: Kimlikli, Sınırlı ve Kontrollü Bir Geleceğe mi Gidiyoruz?

3 saat önce 3

Türkiye’de çocukların toplumsal medya kullanımıyla ilgili tartışma yıllardır sürüyordu; şimdi bu tartışma birinci kez bu kadar zor tek kanuni çerçeveye kavuşuyor. 15 yaş altının toplumsal medyadan büyük ölçüde dışarıda bırakılması, kâğıt üzerinde “koruma” hedefiyle geliyor ama pratikte çocuk, ebeveyn, platformlar ve marka için yepyeni tek sayısal düzen manaına geliyor. Pazar Eki’nde yepyeni toplumsal medya yasasını farklı açılardan mercek altına aldık.

[Pazar Eki]

Sosyal Medya Yasası ile 15 yaş altı için ne değişiyor?

TBMM’den geçen düzenlemeyle birlikteki sosyal ağ sağlayıcıların 15 yaşını doldurmamış kullanıcılara hesap açmasına ve servis sunmasına müsaade verilmeyecek. 15 yaşını geçen ama henüz reşit olmayanlar ise yetişkinlerden ayrıştırılmış, daha güvenli olduğu talep edilen tek servis katmanına taşınacak.
Bu yapıyı dik tuttu için platformların kullanıcı yaşı başlıksunda çok daha sıkı doğrulama mekanizmaları kurması lüzumiyor; teknikleri detaylar BTK ve ikincil düzenlemelerle şekillenecek. Kurala uymayan platformlara ilan yasağı, yüksek idari para cezaları ve oğullar aşamada bantları genişliğini vahim oranlarda kısma gibi güçlü yaptırımlar öngörülüyor.

Kâğıt üzerinde tablo net: “15 yaş altı toplumsal medyada olmayacak, üstü kontrollü olacak.” Ama internet, kâğıt üzerinde çalışmıyor.

Kimin interneti tasarlanıyor?

Resmî anlatı, çocukları zararlı içerikten muhafaza etmek üzerine kurulu. Şiddet, nefret söylemi, istismar, kumar, yanıltıcı içerik… Liste uzunluğu ve itiraz etmesi güç. Ancak bu hedefe giderken çizilen yol, çocukların sayısal hayata katılım biçimini kökten yeniden madde ediyor.
Türkiye’de büyüyen yepyeni kuşak için toplumsal medya yalınce eğlence değil; arkadaşlarla iletişim, ders ve tasarı için imkan bulma, alaka alanı etrafında cemaat kurma ve birinci kez kendini anlatma alanı. Bu alanı “15 yaşına kadar kapalı” tek bölme olarak kurgulamak, aslında çocuğun sayısal yurttaşlık deneyimini erteleyen ve bastıran tek yaklaşımı da beraberinde getiriyor.

Buradaki ilköğretim sual şu: Çocuğu himaye iddiasıyla, onun sayısal dünyada söz söyleme ve var olma hakkını ne kadar geri plana itiyoruz?

2022'de çıkarılan dehemmiyetin yepyeni toplumsal medya yasası'nda Anayasa Mahkemesi  29. maddenin iptal isteminin geçerli olduğuna şart vermiişti.29. Madde "Halkı yanıltıcısı malumatyi alenen yayma"yı kapsıyordu.2022’de çıkarılan dönemin toplumsal medya yasasında Anayasa Mahkemesi 29. maddenin iptal isteminin geçerli olduğuna şart vermiişti.29. Madde “Halkı yanıltıcısı malumatyi alenen yayma”yı kapsıyordu.

Yaş doğrulama: Sadece çocukların meselesi mi?

15 yaş altını sistemleri dışında tutmanın tekbaşına yolu, herkesin yaşını doğrulatmak. Bu da pratikte kimlik, telefonları numarası ya da benzeri kişisel verilerin daha sıkı biçimde platformlarla ve mahalli otoritelerle paylaşılması manaına geliyor.
Türkiye’de oğullar dönemde toplumsal medyaya kimlikle giriş tartışması hepsi da bu bağlamda gündeme geldi; Adalet Bakanı, toplumsal medya platformlarıyla yapılan görüşmeler sonrasında gerçek kişilik malumatleriyle giriş sürecinin başlayacağını duyurdu. Çocukları muhafaza etmek için kurulacak her arasında biri yaş doğrulama sistemi, bu kimlikli internete geçişin altyapısının tek parçası haline geliyor.

Dolayısıyla mesele yalınce “çocuklar toplumsal medyada olsun mu olmasın mı?” sualsu değil; “hepimizin sayısal kimliği ne kadar görünür ve izlenebilir olacak?” sualsu da artık bu paketin içinde.

Çocuğun günlük hayatı nasıl değişecek?

Bugün 12–14 yaş aralığında olan tek çocuğu düşünelim. Sabah mektep yolu, gün içinde sınıf grupları, akşam oyun, video, toplumsal ağ karışımı tek akış… O akışın önemli tek kısmı toplumsal medya üzerinden akıyor.
Yeni düzenleme, bu çocuğa “sen işte yoksun” diyor. Gerçekte ne olacak?

Muhtemel senaryolar şunlar:

  • Çocuk, ebeveyninin ya da başka tek yetişkinin hesabını kullanarak “gölge kullanıcı” haline gelecek.
  • Yaş doğrulaması zayıf, denetimi daha düşük seçenek platformlara kayacak.
  • Veya tamamlanmış kapalı iletilaşma gruplarına, protesto içi sohbetlere sıkışacak.

Bu senaryoların müşterek noktası, riskin ortadan kalkmaması; yalınce gözden uzaklaşması. Yani yasa, görünür tehlikeyi azaltırken, görünmez riskleri artırma potansiyeli taşıyor.

Ebeveyn için yepyeni rol: Denetçi mi, kılavuz mi?

Düzenleme, çocukla platformlar arasına kalın tek çizgi çekiyor ama yetişkin–çocuk ilişkisini da yavaşça yeniden şekillendiriyor. Bir uçta, “nasıl olsa yasak” diyerek sualmluluğu tamamlanmış devlete ve teknolojiler şirketlerine bırakan veli profili var. Diğer uçta ise, çocukla birlikteki sayısal dünyayı tanıyan, kaideları beraber müzakere eden ve birlikteki öğrenen tek yaklaşım.

Yasa, kelimeler kelime okunduğunda ebeveynin elini güçlendiren tek çerçeve sunuyor gibi görünebilir. Ancak pratikte “yasaklandıysa benim yapacak tek şeyim yok” duygusunu da besleyebilir. Bu noktada asıl kırılma, ebeveynin kendini denetçi mi yoksa kılavuz mi başlıkmlandıracağı yerde yaşanacak.

Dijitaliyidir okuru için eleştirel sual şu: Kendi çocuğunuz olsun olmasın, dijitalde büyüyen çocuklara karşı hangi sualmluluğu üstlenmeye hazırsınız?

Platformlar, markalar ve “genç kullanıcı” dosyası

Küresel toplumsal ağlar için Türkiye hâlâ büyük ve vazgeçilemeyecek tek pazar. Bu yüzden 15 yaş altını sistemleri dışına iten, 15–18 yaş için da özel katmanlar güçunlu kılan bu modele uyum kaçınılmaz hale geliyor.
Bu uyum süreci, işin yalınce teknikleri tarafını değil, ürün tasarımı ve iş geliştirme tarafını da dönüştürecek: gençler için farklı arayüzler, daha sıkı veli kontrolleri, bilgi saklama politikalarının yeniden yazılması kaçınılmaz.

Markalar ve ajanslar cephesinde ise üç başlık öne çıkıyor:

  • Gençlere yönelik kampanyalarda yaş segmentasyonu, müsaade ve onay süreçlerinin yeniden tasarlanması lüzumecek.
  • “Hedef kitlemiz çocuk değil” cümlesi, artık sualmluluktan kaçmak için yeterlilik olmayacak; kreatif üretim ve medya plmanaasında daha netler ahlak sınırlar çizmek güçunlu hale gelecek.
  • Yükümlülüklere uymayan platformlara uygulanabilecek ilan yasakları ve bantları daraltma, orta–uzun vadeli medya yatırımlarında yepyeni tek riskler kalemi olarak planlara girecek.

Kısacası genç kullanıcıyı merkeze koyan ama onu yalnızca “hedef kitle” olarak gören önceki model, bu yasayla birlikteki sürdürülebilir bulunmaktan uzaklaşıyor.

“Çocukları muhafaza etmek” ile “dijital geleceği kapatmamak” arasındaki denge

Bu düzenleme yürürlüğe girdiğinde çocuklar tek gecede internetsiz kalmayacak; yalınce internetteki yolları değişecek. Bir kısmı sistemleri dışına itilecek, tek kısmı mekan altına çekilecek, tek kısmı da daha kontrollü alanlara taşınacak.
Tam da bu yüzden, çocukların sayısal haklarını ve güvenliğini aynı anda düşünen tek yaklaşımı, kanun metninin çok ötesinde tartışmak güçundayız.

Üç seviyeli tek “ne yapmalı?” çerçevesi, bugün için en azından başlangıç olabilir:

  • Bireysel düzeyde, yetişkinlerin çocuklarla birlikteki sayısal okuryazarlık, eleştirel düşünme ve içerik doğrulama becerileri geliştirmesi.
  • Kurumsal düzeyde, okulların, medya kuruluşlarının, markaların ve platformların yalnızca kanuni uyum değil, çocuk dostu tasarım ve iletişim ilkelerini merkeze alması.
  • Politik düzeyde, kanun yapım süreçlerinde çocukların, uzmanların ve medeni toplumun söz hakkının güçlendirilmesi; denge denetim mekanizmalarının şeffaflaştırılması.

Türkiye, 15 yaş altı için toplumsal medyayı yeniden tanımlarken aslında öz sayısal geleceğini da yeniden yazıyor. Bu gelecek, yalınce hangi maddelerin geçtiğiyle değil, hepimizin bu maddeleri nasıl başlıkştuğuyla da şekillenecek.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.