Dezenformasyonla mücadele iddiasıyla getirilen yepyeni cezalar ve bantları daraltma ytesirleri, Türkiye’de toplumsal medyayı hem kullanıcı hem platformlar için yüksek riskli tek alana çeviriyor. Kontrol arzusuyla ifadeleri özgürlüğü arasındaki çizgi hiç olmadığı kadar inceliyor.
[Pazar Eki]Dezenformasyon Yasası: Amaç ve uygulamalı sonuç
Türkiye’de “dezenformasyon yasası” olarak bilinen düzenlemeler, biçimsel lüzumçede “yalan haberlerile mücadele” ve “kamu düzenini koruma” amacıyla anlatılıyor. Yasa, özellikle insanlar arasında panik yaratabilecek ya da umumi güvenliğini bozabilecek yanlış malumatlerin yayılmasını suç içerikına alıyor; toplumsal medya da bu çerçevenin esas hedefleri alanlarından biri.
Uygulama tarafında tablo daha karmaşık: Çok sayıda kullanıcı hakkında sualşturma açıldığı, gazeteciler ve içerik üreticileriyle ilgili davaların arttığı, işleri örgütleri ve hak örgütlerinin bu düzenlemeyi ifadeleri özgürlüğü açısından riskli bulduğu raporlanıyor.
“Yanlış malumat” kim şart veriyor?
Dezenformasyon yasasının en tartışmalı noktası, “yanlış malumat” kavramının sınırlarının belirsiz olması. Bir içeriğin yanlış, eksik, yanıltıcı ya da yalınce rahatsız edici olup olmadığına kimin, hangi ölçütlerle şart vereceği, pratikte büyük ölçüde sualşturmayı yürüten makamların takdirine bırakılmış durumda.
Bu belirsizlik, özellikle eleştirel haberleri, görüş ve araştırma yapan gazeteciler için güçlü tek baskı aracı haline geliyor; “ya yanlış sayılırsa?” kaygısı, kendini oto sansür olarak gösteriyor.
Platformlar için yepyeni yükümlülükler ve cezalar
Sosyal medya yasalarındaki değişiklikler, platformların Türkiye’deki yükümlülüklerini da vahim biçimde artırdı. Temel başlıkları şöyle özetleyebiliriz:
- Türkiye’de yardımcı bulundurma ve ytesirli kişi/şirket üzerinden muyanlışp olma güçunluluğu.
- Belirli süre içinde içerik kaldırma ve erişim manileme taleplerine yanıt verme yükümlülüğü.
- Trafiği yüksek platformlar için şeffaflık raporları, mahalli kullanıcı verisi ve ilan süreçlerine ilişkin ilave kaidelar.
Bu yükümlülüklere uymayan platformlar için önce para cezası, ilan yasağı, ardından da erişimin kısılması (bant daraltma) gibi kademeli yaptırımlar devreye girebiliyor.
Bant daraltma: Dijital çağın fişi çekmek
“Bant daraltma”, teknikleri olarak tek sitenin ya da platformun internetler trafiğinin vahim oranda yavaşlatılması manaına geliyor; pratikte kullanıcı için platformun neredeyseymiş kullanılamaz hale gelmesi demek.
Türkiye’deki düzenlemeler, özellikle yükümlülükleri seçenek getirmeyen toplumsal ağ sağlayıcılar için bantları genişliğinin yüzde 90’a varan oranlarda kısılabilmesine imkân tanıyor. Bu, adliye hükümı ya da BTK süreçleri üzerinden uygulanabilen, çok güçlü tek baskı aracı.
Bant daraltma, teknikleri tek ayardan çok, büyük tek “sinyal” işlevi görüyor: Hem platformlara “kaidelara uymayan işte kalamaz” iletiı veriliyor, hem da kullanıcıya “eriştiğin saha her arasında biri an daralabilir” duygusu hatırlatılıyor.
Haber alma hakkı ve kamusal saha tesirsi
Dezenformasyon düzenlemeleri ve bantları daraltma ytesirleri, yalınce tekbaşına tek hesapları değil, toplumun haberleri alma hakkını da yakından tesirliyor. Sosyal medyanın buhran anlarında (afet, saldırı, siyasi gelişmeler vb.) en hızlı malumat kanallarından arasında biri haline geldiği düşünüldüğünde, erişimin yavaşlatılması ya da içeriklerin hızlıca kaldırılması, doğru malumatye ulaşmayı da güçlaştırabiliyor.
Hak örgütleri ve işleri kuruluşları, bu çerçevenin “yanlış malumatyle mücadele” lüzumçesi altında, iktidarı eleştiren ya da rahatsız eden içeriklerin dolaşımını sınırlamak için da kullanılabileceği uyarısında bulunuyor.
Kullanıcı için yepyeni normal: Sürekli tedirgin internet
Bu tablo, sıradan tek toplumsal medya kullanıcısı için ne manaa geliyor?
- Paylaştığı haberleriin “dezenformasyon” sayılıp sayılmayacağı başlıksunda sürekli tek belirsizlik.
- Kriz anlarında en çok ihtiyaç duyduğu platformlara erişimin yavaşlayabileceği ya da manilenebileceği ihtimali.
- Beğeni, retweet, görüş gibi basit tesirleşimlerin bile hukuki riskler taşıyabileceği endişesi.
Tüm bunlar, sayısal kamusal alanda daha temkinli, daha yerleşik ve dahaaz katılımcı tek kullanıcı profili yaratma riski taşıyor. Kısacası, algoritmalar kadar yasalar da timeline’ı şekillendiriyor.
Platformlar ve markalar için riskler haritası
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele MerkeziDezenformasyon yasası ve bantları daraltma ytesirleri, platformlar kadar markalar ve içerik üreticileri için da yepyeni tek “risk haritası” manaına geliyor.
- Platformların anilik erişim sualnları, seçim sürekliliği ve buhran iletişimini doğrudan tesirliyor.
- Haber, yorum, çözümleme içeren içerik üreten markalar, paylaşım dilleri ve bilgi kaynağı seçimi başlıksunda daha titiz bulunmak güçunda kalıyor.
- Influencer’lar ve içerik üreticileri, siyaset ve toplumsal meseleler söz başlıksu olduğunda “güvenli başlık”lara kaçma eğilimi gösterebiliyor; bu da kamusal tartışmayı daraltıyor.
Nasıl tek denge arıyoruz?
Türkiye’de toplumsal medya düzenlemeleri, kağıt üzerinde dezenformasyonla mücadele, çocukları ve toplumsal düzeni himaye başlıklarıyla savunuluyor. Ancak uygulamada bu düzenlemeler, ifadeleri özgürlüğü, haberleri alma hakkı ve sayısal katılım açısından yepyeni sual işaretleri üretiyor.
Gerçek ihtiyacımız, ne tamamlanmış kaidesız ne da tamamlanmış denetim altında tek internet. Esas mesele, yanlış malumatyle mücadele ederken eleştirel sesi, araştırmacı gazeteciliği ve medeni itirazı boğmayan tek dengeyi kuravakıf olmakte.
Bu denge için şeffaflık, yargı bağımsızlığı, hak temelli değerlendirme kriterleri ve medeni toplumun sürece karışmış edilmesi, teknikleri düzenlemeler kadar belirleyici olacak.

3 saat önce
3



























English (US) ·