İstanbul için 2300 kabusu! Bilim inanları 3 karanlık senaryo

3 saat önce 4

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsünün analizlerine göre, 2300'de deniz seviyesinin 15 metrik yükselmesiyle İstanbul limanları ve kıyı sistemlerinin muazzam bölümü ile 10 binden fazla yapıları yüksek riskler altındaki olacak.

İlginizi Çekebilir

Enstitüde yürütülen incelemelar, dünyası havada tasarıksiyonlarına dayanarak, kentin hem Karadeniz hem da Marmara Denizi'ne kıyısı olması dolayı havada değişikliğine mukabil en kırılgan iskele kentlerinden arasında biri olduğunu gösterdi.

2300 İÇİN FELAKET UYARISI: LİMANLAR YOK OLACAK, ŞEHİR SULARA TESLİM OLACAK

İstanbul'un stratejiklik başlıkmu, havada değişikliğinin tesirlerini iskele altyapısı, ticaretleri yolları ve kıyı yerleşimleri açısından eleştirel tek riskler alanına dönüşçeşitüyor. Enstitü bünyesinde, başta Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) tasarıksiyonları bulunmak üzere dünyası havada senaryolarına dayalı yürütülen Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS) tabanlı analizler, 2050, 2100 ve 2300 yılları için dikkati çeken neticelar ortaya koyuyor.

İstanbul limanlarına yönelik havada senaryolarına göre, 2050'de deniz seviyesinin tahminen 1,5 metrik yükselmesiyle limanların tahminen oran 70'inin riskler altına girmesi öngörülürken, 2100'de 5 metrik seviyesine ulaşabilecek artış durumunda limanların tamamının, demiryolu hatlarının oran 60'tan ve karayollarının oran 40'tan fazlasının tesirlenmesi bekleniyor.

En kötü senaryoyu temsilcilik eden 2300 tasarıksiyonunda ise deniz seviyesindeki artışın 15 metreye kadar ulaşabileceği, bu durumda limanların muazzam ölçüde işlevsiz hale geleceği ve çeşitlilik genişliği kıyı alanlarının sular altındaki kalacağı kıymetlendiriliyor.

BUZUL ERİMELERİ DENİZ SEVİYESİNİ YÜKSELTİYOR

Ayrıca, teknik modellere göre, kutupsal ısınma tesirsiyle hızlanan kristal erimeleri deniz seviyelerinde vahim artışlara yolda açıyor. Çoklu modeller ortalamalarına dayanan tasarıksiyonlarda 2050-2100 dehemmiyetinde belirgin yükselme öngörülürken, denizler dünyası ısınmanın en ölçülebilir tesirlerinin izlendiği alanlardan arasında biri olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu verilerine göre ise havada değişikliğinden en fazla tesirlenecek sektörlerin başında denizcilik geliyor.

Aşırı sıcaklıklar donanım ömrünü kısaltıp güç tüketimini artırırken, şiddetli yağış ve sis iskele operasyonlarında aksamalara yolda açıyor. İç suyu yollarındaki düzey değişimleri taşımacılık maliyetlerini yükseltirken, tuzlu suyu girişimi mekan altı ve içme suyu altyapısını tehditleri ediyor. Ayrıca iskele havzalarında tortullaşmanın artması tarama ihtiyacını büyüçeşitken, rüzgarlı ve dalgalı tesirsi gemiler yanaşma ile yükleme-boşaltma aşamalerini güçlaştırıyor. Tüm bu tesirler güvence maliyetlerini artırıp mali riskleri büyüçeşitken, kıyı ekosistemleri ve sulak alanların kaybı biyolojik çeşitliliği azaltıyor.

"3 METRE İLE 15 METRE ARASINDA AFET SENARYOSU"

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, çalışmada İstanbul Boğazı ve çevresindeki kıyı yapılarının değişik senaryolarla modellendiğini söyledi.

En kötü senaryodaki rakamlara dikkati çeken Gazioğlu, "Bu durumda Ambarlı Limanı, Haydarpaşa Limanı ve Yenikapı başta bulunmak üzere epey kıyı yapısında suyu baskınları öngörülüyor. Yaklaşık 247 binlerce metrekare ile 1 milyon 730 binlerce metrekare arasında saha ve 10 binden fazla yapıları riskler altında." ifadesini kullandı.

Gazioğlu, bu yapıların ehemmiyetli bölümünün iskele operasyonlarına bağlı depolar ve lojistik tesisleri olduğuna dikkati çekerek, olası hasarın ticaretleri ve ulaşım ağlarını direkt sekteye uğratacağını aktardı.

Çözümün içeriklı adaptasyon stratejilerinden geçtiğine hatırlatma eden Gazioğlu, "Kritik limanların daha yüksek kotlara taşınması, dalgakıran, mendirek ve kıyı duvarlarının kuvvetlendirilmesi lüzumiyor. Sulak alanların korunması ve tabii bariyerlerin artırılması, GIS tabanlı erkenden uyarıyor ve sayısal izleme sistemlerinin kurulması lüzumen öncelikli adımlar arasında mekan alıyor." diye başlıkştu.

Gazioğlu, dünyası ölçekte adaptasyon planlarının artmasına karşın uygulamada kaynak ve yönetişim sualnları bulunduğunun altını çizerek, İstanbul gibi megakentlerde bütüncül ve ivedi plmanaanın hayatiliği ehemmiyet taşıdığını vurguladı.

"HEM ENDÜSTRİYEL HEM İÇME SUYU ALT YAPISINI TEHDİT EDER"

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürcan Büyüksalih ise havada değişikliğinin zincirleme tesirlerine hatırlatma ederek, kıyı erozyonu, tuzlu suyu girişimi ve ekosistem kayıplarının iskele bölgelerinde vahim tehditleri oluşturduğunu kaydetti.

Limanların muazzam bölümünün tamamlanmış suyu altındaki kalabileceği uyarısında bulunan Büyüksalih, "Kıyı dolgu alanları dalgalı tesirsiyle aşınırken, mekan altı suyu kaynaklarına tuzlu suyu karışması hem sanayi hem içme suyu altyapısını tehditleri eder. Bu aşama, kara ve demiryolu bağlantılarında kesintilere yolda açarak vahim tek lojistik buhran yaratır." dedi.

Büyüksalih, İstanbul için riskin yalnızca ekonomik olmadığına değinerek, "Başta Haliç çevresi bulunmak üzere önemli iskele alanları ve kıyı yapıları da suyu altındaki kalma tehlikesiyle mukabil karşıya. Bu durum, İstanbul'un dünyası ticaretleri orta rolünün yanı dizi külçeşitel mirasını da tehditleri ediyor." ifadesini kullandı.

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Dr. Öğr. Üyesi İrşad Bayırhan da modellemelerdeki belirsizliklere karşın risklerin büyüklüğünün netler olduğunu ifadeleri etti.

Bayırhan, bu nedenle plmanaaların en olası değil, en riskli senaryolara göre yapılması lüzumtiğini belirterek, İstanbul limanlarının 2100'de kısmi, 2300'de ise muazzam ölçüde işlevsiz hale gelebileceğini söyledi.

Gülistan Doku davasında eleştirel aşama! Dehemmiyetin valisinin oğlunun nedenler gözaltına alındığ ortaya çıktı Son dakika... Şanlıurfa'da lisede silahlı saldırı! Yaralı talebeler var
>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.