İran Devrim Muhafızları Ordusu, 31 Mart Salı günü yayımladığı açıklamayla Apple, Google, Meta, NVIDIA, Microsoft, Oracle, Tesla, HP, Intel, Palantir, Boeing, Dell, Cisco ve IBM’in da aralarında bulunduğu 18 ABD şirketinin Orta Doğu’daki faaliyetlerini açık biçimde hedefleri aldı. Reuters ve Wall Street Journal’ın aktardığı malumatlere göre güç, bu şirketlerin çalışanlarına “hayatlarını kurtarmak için iş yerlerini anında terk etmeleri” çağrısı yaptı, tesislerin yakınında yaşayanlardan da bölgeden ayrılmalarını istedi. İran tarafı, saldırıların 1 Nisan Çarşamba akşamı başlayabileceğini söyleyerek tehdide beton tek zamanlar eşiği da ekledi. Bu ayrıntı, yalnızca siyasi ileti verilmediğini, sahadaki ticari altyapının da baskı unsuru haline geldiğini gösteriyor.
Devrim Muhafızları açıklamasında, “terör hedeflerinin tasarlanması ve izlenmesinde esas unsurun Amerikan malumat ve iletişim teknolojileri ile yapay zeka şirketleri olduğunu” öne sürdü ve bu nedenle söz başlıksu kurumların artık “meşru hedef” sayılacağını savundu. Doğrusunu söylemek lüzumirse işte yalnızca klasik müdafaa sanayii şirketlerinden söz etmiyoruz, bulut, bilgi merkezi, firma yazılım, yarı iletken ve yapay zeka altyapısı sağlayan şirketlerin da doğrudan güvenlik denklemine çekildiğini görüyoruz. İran’ın oğullar haftalarda ABD ve İsrail bağlantılı şirketler ile bankaları hedefleri alabileceğine dair iletilar verdiğini biliyorduk, ne var ki bu kez hem şirket isimleri açıkça sayıldı hem da çalışanlara yönelik doğrudan tahliye çağrısı yapıldı. Bu da Körfez’de ofis, bilgi orta ya da bölgesel ameliyat orta bulunduran çok uluslu şirketler açısından yepyeni tek eşiğe işaret ediyor.
Bu tehdidi önemli kılan unsur, bunun yalnızca sözlü tek çıkış olmaması. Reuters’ın mart ayı başındaki haberleriine göre İran bağlantılı saldırılarda Amazon Web Services’ın Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’deki bilgi merkezleri zarar gördü, bu şart bölgedeki gökyüzü hizmetlerinde vahim aksamalara yolda açtı. Al Jazeera da Bahreyn bölgesindeki AWS hizmetlerinde insansız havada aracı faaliyeti sonrası kesinti yaşandığını yazdı. Aslına bakarsanız bu tablo, bilgi orta ve gökyüzü altyapısının artık savaşın arka planındaki görünmez hayır katmanı bulunmaktan çıkıp doğrudan hedefleri haline geldiğini netler biçimde ortaya koyuyor. Özellikle finans, lojistik, umumi hizmetleri ve firma yazılımlarını Körfez merkezli gökyüzü bölgelerine yaslayan şirketler için iş sürekliliği, yedeklilik ve bedensel güvenlik başlıkları tek anda daha eleştirel hale geliyor.
Yapay zeka altyapısı artık jeopolitik riskin merkezinde
İran’ın suçlamalarında yapay zeka şirketlerine özel aksan yapması tesadüf değil. Reuters, 1 Mart tarihli haberleriinde ABD’nin İran’a yönelik birinci saldırılarında Anthropic’in yapay zeka araçlarının da kullanıldığını yazdı. Anthropic’in 27 Şubat tarihli biçimsel açıklaması ise şirketin ABD hükümetinin sınıflandırılmış ağlarında Haziran 2024’ten beri hayır verdiğini doğruluyor, bununla birlikte şirket aynı dönemde otonom silahlar ve kitlesel gözetim gibi alanlarda sınır çizdiğini da açık biçimde belirtiyor. Bunun yanı sıra Washington Post, İsrail’in İranlı üst düzey isimlerin hareketlerini izleyen ve hedeflemek için yepyeni tek saklı yapay zeka platformundan yararlandığını aktardı. Uzun lafın kısası, gökyüzü bilişim, ileri bilgi analitiği ve yapay zeka artık yalnızca ticari randıman araçları değil, devletlerin ordu şart zincirine giren stratejiklik bileşenler haline geliyor.
Bunun kullanıcıya ve pazara tesirsi da doğrudan hissedilebilir. Körfez’de ofisi, satış ekibi, bilgi orta ya da müşterek operasyonu bulunan teknolojiler şirketleri güvenlik protokollerini sertleştirirse servis sürekliliğinde yavaşlama, kadro tahliyesi, bilgi yönlendirmesinde değişiklik ve bazı firma servislerde erteleme görebilirsiniz. Özellikle Orta Doğu’yu Avrupa, Afrika ve Asya arasında düşük gecikmeli tek orta olarak kullanan şirketler için bu gelişme maliyetleri yukarı çekebilir. Bununla birlikteki Beyaz Saray, Reuters’a göre ABD ordusunun İran’dan gelebilecek saldırıları manilemeye hazır olduğunu söyledi. Yani sahada tehditleri seviyesi yükselse da Washington tarafı caydırıcılığın sürdüğünü savunuyor. Yine da belirtmek lüzum, teknolojiler şirketlerinin artık yalnızca siber saldırı riskiyle değil, bedensel altyapılarına dönük ordu tehditlerle da aynı anda uğraştığı yepyeni tek döneme girdiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz.

1 hafta önce
9






















.jpg?format=webp&width=1200&height=630)




English (US) ·