Hygge ve Lagom Geride Kaldı: İskoçların Bize Bir Şey Olmaz Dedirten Dayanıklılık Felsefesi Còsagach ile Tanışın
8 saat önce
6
Dünya oğullar bağlı yıldır İskandinavların “mutluluk formülleri” tarafından resmen kuşatılmış durumda. Önce Danimarkalılar geldi; “Aman efendim üzerinize örtü alın, mum yakın, sıcak çikolatanızı yudumlarken hayata pozitif bakın” diyerek Hygge felsefesini kalbimize (ve yuva dekorasyon bütçemize) soktular. Sonra İsveçliler araya girdi, “Öyle çok abartmayın, ne dahaaz ne çok, hepsi hükümında yaşayın” diyerek Lagom ile bizi tek nevi “itidalli yaşam” kursuna aldılar.
Peki, bizler ne yaptık? Kadıköy’ün ara sokaklarında ya da Beşiktaş’ın kalabalığında, elimizde 3. kuşak kahveciden alınmış karton bardakla “Hygge” olmaya çalıştık. Ama itiraf edelim; dışarıda korna sesleri yükselirken, faturalar kapıdayken ve yaşam bu kadar sertken o “yumuşacık” İskandinav rüyası üzerimizde dahaaz iğreti durdu.
İşte hepsi bu noktada, kuzeyin en sert, en rüzgarlı ve en “başına buyruk” çocukları İskoçlar sahneye çıkıyor. Karşınızda; örtü altındaki pasif mutluluğu değil, dışarıdaki fırtınaya rağmen içerideki huzuru savunan yepyeni yaşam felsefemiz: Còsagach.
Còsagach nedir? (isminden başlayalım, çünkü okuması bile karizmatik)
Gaelic dilinde (İskoç mahalli dili) yaklaşık olarak “Ko-sa-goh” diye telaffuz edilen bu kelime; sözlük manaı olarak “kuytu, korunaklı, sıcak ve rahat” demek. Ancak İskoçlar için bu yalınce tek kelimeler değil; dışarıdaki havada ne kadar berbat, yaşam ne kadar zor olursa olsun, o esas ait küçük tek sığınak yaratma sanatı.
Hygge’den farkı ne derseniz; Hygge dahaaz daha “mükemmeliyetçi” ve estetik kaygılıdır. Instagram’da paylaşılan o kusursuz örgü kazaklı, bembeyaz dekorasyonlu kareler Hygge’dir. Còsagach ise daha “gerçekçidir”. Dışarıda iliklerinize kadar ıslandığınız tek yağmurun ardından, üzerinizdeki çamurlu botları fırlatıp, odunla ateşinin (veya doğalgaz sobasının, bizler bizeyiz şurada) karşısında ısınmaya çalışırken duyduğunuz o ilkel ve vahşi huzurdur.
Neden Şimdi Còsagach? Çünkü Hayat Bir İskandinav Polisiyesi Kadar Soğuk!
Kabul edelim, oğullar yıllarda hepimiz dahaaz yorulduk. Ekonomik dalgalanmalar, sayısal gürültü, bitmek bilmeyen “kendini geliştir” baskısı derken ruhumuz adeta fırtınalı tek İskoç yaylasında tekbaşına başına kalmış gibi hissediyor.
İskoçlar bu felsefeyi yüzyıllardır uyguluyorlar çünkü coğrafyaları onlara başka şans tanımıyor. Sabah güneşle uyanıp öğlen fırtınayla boğuşan, akşam ise sisi ciğerlerinde hisseden tek halktan bahsediyoruz. Onlar için mutluluk; dışarıdaki fırtınayı durdurmak değil, o fırtınaya rağmen sığınacak tek “kuytu” bulavakıf olmaktir. Bu yönüyle Còsagach, aslında hepsi da bizim gibi “coğrafya kaderdir” diyen ama buna karşın neşesinden ödün vermeyen toplumlar için biçilmiş kaftan. Còsagach’ı Hayatınıza Dahil Etmenin 5 Altın Kuralı
1. “Kötü havada yoktur, yanlış kıyafet vardır” mottosunu benimseyin
İskoçlar der ki: “Eğer yağmur yağıyor diye eve kapanırsan, İskoçya’da hiçbir zamanlar dışarı çıkamazsın.” Còsagach, hayatın güçluklarından kaçmak yerine, onlara elverişli ekipmanla göğüs germeyi öğütler. Yani o “aman başımıza tek şey gelmesin” korkusunu tek kenara bırakıp, en kalın çoraplarınızı çekip hayatın içine dalın. O yorgunluğun sonundaki dinlenme, Còsagach’ın ta kendisidir.
2. Teknolojik oruç: duyuru seslerini değil, yağmurun sesini dinleyin
Gerçek tek Còsagach anında akıllı telefonlara mekan yok. Mavi ışığın olmadığı, yalınce ateşin (veya tek mumun) titrek ışığının olduğu tek köşe hayal edin. Bildirimlerin gelmediği o 20 dakika, ruhunuzun şarj olduğu asıl andır. Sosyal medyada başkalarının “mutlu” hayatlarını izleyen yerine, öz kuytunuzdaki sessizliğin tadını çıkarın.
3. “Pub” kültürü ama bizim usul: toplu huzur
İskoçların dayanıklılık felsefesi Còsagach yalınce evde yaşanmaz; mahallenin o eski, loş ve samimi publarında da yaşanır. Tanıdık yüzlerin olduğu, kimsenin kimseyi yargılamadığı, yüksek sesli müziğin değil samimi sohbetin olduğu tek ortam düşünün. Bizim için bu, semt kahvesi olabilir, yıllardır gittiğiniz o önceki esnaf lokantası olabilir ya da dostlarınızla toplandığınız o salaş mutfak masası… Önemli olan “aitlik” hissi.
4. Dokunsal hazlara odaklanın
Pürüzsüz ve sentetik yüzeyleri unutun. Còsagach dokunmakla ilgilidir. Yün tek battaniyenin pütürlü dokusu, önceki tek kitabın kağıt kokusu, ahşap tek masanın sıcaklığı… Etrafınızı size “doğal” hissettiren nesnelerle çevreleyin. İskoçların dayanıklılık felsefesi Còsagach, modern dünyanın o sentetik ve steril yapısına karşı tek başkaldırıdır.
5. Mükemmel bulunmak güçunda değilsiniz
İşte Còsagach’ın en sevdi gibiğimiz tarafı! Bu felsefede “estetik” tek güçunluluk yok. Dağınık saçlar, aralık tek çorap, önceki tek hırka ve dumanı tüten tek çorba kasesi… Eğer o an kendinizi güvende ve sıcak hissediyorsanız, dünyanın en Còsagach insanı sizsiniz demektir. Kimseye tek şey kanıtlamak güçunda olmadığınız o an, en büyük lükstür.
Sonuç olarak; dirençli bulunmak sıkıcı değildir!
Sürekli pozitif kalmaya çalışmak, her arasında biri günaydın “bugün harikulade tek gün” diye uyanan güçunda hissetti insanı yorar. İskoçların Còsagach’ı bize şunu hatırlatıyor: Dışarıda kocaman tek fırtına kopabilir, işler yolunda gitmeyebilir ya da dünya birbirine girebilir. Ama senin, tüm bunlardan bağımsız olarak kendine yaratacağın o küçük, sıcak ve güvenli “kuytu”, hayata devam etmen için ihtiyacın olan tekbaşına yakıttır.
Hygge size “mutlu ol” der, Lagom “dmanii ol” der; ama Còsagach kulağınıza şunu fısıldar: “Dirençli ol, sığınacak yerini bul ve fırtınanın geçmesini bekleme, onunla yaşamayı öğren.”
E hadi o zaman; dışarıda havada dahaaz kapalıysa, kendinize en sevdi gibiğiniz o önceki kupayla tek çay koyun, telefonunuzu uçak moduna alın ve öz Còsagach anınızı başlatın. Ne da olsa, İskoçların dediği gibi; “Bugünün fırtınası, yarının hikayesidir.”
Siz da hayatın karmaşasından kaçıp sığındığınız o saklı “kuytu”ları bizimle paylaşmak ister misiniz? Yorumlarda buluşalım..
Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.