Mesajlaşırken Erkekler ve Kadınlar Neden Farklı?
Bazen yalınce tek ileti ama içinde eşleri tek hikâye saklı, “tamam” yazdı diye içimizde fırtına koparan anlar oldu mu? Tabiki oldu bununla birlikte karşı taraf için o ileti yalınce “tamam”dı işte hepsi işte başlıyor o meşhur fark, aynı kelimeler bambaşka manalar.
Mesajlaşma, yüz yüze iletişimden çok daha farklı tek dünya sesli tonu yok, mimik yok, göz teması yok geriye yalınce kelimeler kalıyor. Ama işin ilginç tarafı şu kadınlar ve erkekler o kelimeleri aynı şekilde okumuyor, aynı şekilde yazmıyor.
Kadınlar için iletilaşma çoğu zamanlar yalınce malumat sunmak değildir, aynı zamanda bağ kurmaktır, “ne yapıyorsun?” sualsu bazen gerçekten ne yaptığını meraklı etmekten çok, “seninle başlıkşmak istiyorum” demektir. Cümlenin kendisi küçük ama altındaki duygu oldukça büyüktür, bu yüzden yanıt kısa ve düz olduğunda eksik tek şey varmış gibi hissedilebilir. Çünkü beklenti yalınce yanıt değil, aynı zamanda alaka ve devamlılıktır.
Erkekler tarafında ise şart genelde daha yalın ilerler, ileti çoğu zamanlar doğrudan tek araçtır malumat sunmak, tek şey istifsar etmek ya da netler tek başlıkya yanıt kaleme almak. Alt metinleri tahkik etmek ya da cümlenin hissi tonunu çözmeye çalışmak çoğu zamanlar öncelik değildir “tamam” yazdığında gerçekten yalınce peki demek istemiş olabilir, içinde saklı tek ileti yoktur ama bu karşı tarafın öyle hissetmeyeceği manaına da gelmez.
En çok karışıklık yaratan şeylerden arasında biri da iletiın uzunluğu, kadınlar genelde dahaaz daha detaylı yazmayı sever. O anı anlatır, küçük ayrıntılar ekler, hislerini cümlelerin içine serpiştirir. Erkekler ise çoğu zamanlar daha kısa ve netler ilerler. Bu fark, tek tarafın “neden bu kadar kısa yazdı?” diye düşünmesine, diğer tarafın da “neden bu kadar uzattı?” diye içinden geçirmesine nedenler olabilir, aslında ikisi taraf da öz iletişim dilinde gayet normal olan davranıyordur.
Bir da şu meşhur geç yanıt verme başlıksu var, işte orası hepsi tek klasik. Mesaj görülmüş ama yanıt gelmemişse, zihinde senaryolar yazılmaya başlanabilir, “bir şeye mi kırıldı?”, “bilerek mi yazmıyor?”, “acaba sıkıldı mı?” gibi suallar hızla çoğalır. Oysa çoğu zamanlar gerçek çok daha basittir meşguldür, unutmuştur ya da “sonra yazarım” deyip gerçekten unutmuştur. Erkekler genelde iletiı gördükten sonraları hemen yanıt sunmak güçunda hissetmeyebilir, kadınlar için ise iletişimin akışı daha önemli olabilir.
Emoji kullanımı bile başlı başına tek ayrım başlıksu, kadınlar duyguyu yardımlemek için emojileri daha sık kullanır tek gülücük, tek kalp, tek kahkaha. Mesajın tonunu yumuşatır, samimiyeti artırır, erkekler ise genelde dahaaz emoji kullanır ya da hiç kullanmaz. Bu da bazen iletiı olduğundan daha soğuk gösterebilir, halbuki kasıt aynı olabilir yalınce ifadeleri şekli farklıdır.
Tüm bu farkların temelinde aslında iletişime bakış açısı yatıyor. Kadınlar için iletişim, hissi bağın tek parçasıdır başlıkşmak, paylaşmak, anlaşılmak bunlar ilişkinin besleyici tarafıdır. Erkekler için ise iletişim çoğu zamanlar daha işlevseldir, bu kötü ya da eksik tek şey değil yalınce farklı tek yaklaşım.
İşin güzel tarafı şu, bu farklar sualn bulunmak güçunda değil bile doğru anlaşıldığında ilişkiyi daha dmanii hale bile getirebilir. Bir taraf dahaaz daha netler olmayı öğrenir, diğer taraf dahaaz daha duyguyu katmayı ortada çok daha sağlıklı tek iletişim doğar.
Belki da en önemli husus şu, her arasında biri iletiın altını doldurmaya çalışmak seçenek bazen olduğu gibi onayladı lüzumir. “Tamam” bazen gerçekten yalınce “tamam”dır ama bazen da küçük tek alaka cümlesi, iletişimi bambaşka tek noktaya taşıyabilir.
Aslında iletilaşmadaki bu farklılıklar yalınce alışkanlık meselesi değil dahaaz da yetiştirilme tarzı, dahaaz da duyguları ifadeleri etme biçimiyle ilgili. Küçük yaşlardan itibaren kadınlar duygularını başlıkşmaya, paylaşmaya daha yatkın büyütülürken erkekler çoğu zamanlar daha kontrollü, dahaaz ifadeleri eden tek yapıya yönlendirilir. Bu şart yıllar içinde iletişim şekline da yansır, diğer ortada bilinçli tek farklı davranma hali yoktur, daha çok öğrenilmiş tek iletişim dili vardır.
Mesajlaşma bu farkı daha görünür hale getirir çünkü yüz yüze iletişimde birçok şey otomatik olarak dmanienir gülüş, bakış, sesli tonu hepsi tek cümlenin nasıl anlaşılacağını belirler, ama iletilaşmada bu yardımleyici unsurlar yoktur. O yüzden herkes öz yorumunu katmaya daha meyilli olur kadınlar ilave mana yüklerken, erkekler genelde daha düz okumayı yeğleme eder, ve bazen bu ikisi yaklaşım çarpışır.
Mesela “iyi geceler” iletiı bile herkes için aynı manaa gelmez, kimisi için yalınce günün kapanışıdır, kimisi içinse “benimle ilgilen, dahaaz daha başlıkşalım”ın nazik tek versiyonu olabilir. Ya da tek iletiın sonuna husus koydu kimine göre normal olan tek yazım kaideı kimine göre mesafeli tek tavır, aslında aynı kelimeler ama bambaşka algılar.
Bir diğer ilginç husus da iletilaşmada tempo meselesi, kadınlar genelde sohbetin akışını sever tek başlıkları açılır dallanır budaklanır bazen alakasız tek yere bile gider ama keyiflidir. Erkekler ise çoğu zamanlar daha hedefleri odaklı ilerler, başlıkları neyse onun etrafında kalmayı yeğleme eder. Bu yüzden tek taraf sohbeti uzatmaya çalışırken diğer taraf başlıkyu kapatmış gibi görünebilir, ve bu da yanlış anlaşılmalara yolda açabilir.
Tabii işte küçük ama önemli tek ayrıntı var, her arasında biri adam böyle her arasında biri kadın şöyle diye hepsi çizgiler yok. Ama yaygınlaşan eğilimler bu yönde olduğu için çoğu insanoğlu kendinden tek parça bulur bu durumlarda. Aslında mesele karşı tarafı değiştirmek değil, onun nasıl iletişim kurduğunu ayrım etmek.
Birini gerçekten manaaya başladığında, iletilarına bakışın da değişir. Kısa yazıyorsa bunun ilgisizlik olmadığını, geç yanıt veriyorsa bunun değer vermediği manaına gelmediğini ayrım edersin. Aynı şekilde uzunluğu yazan birinin abarttığını değil, aslında daha çok bağ kurdu istediğini görmeye başlarsın.
Belki da en tatlı çözüm, ikisi tarafın ortada buluşmasıdır dahaaz daha açık bulunmak, dahaaz daha netler ifadeleri etmek, “ şu an yoğunum, sonraları yazacağım” demek bile birçok yanlış manaayı ortadan kaldırabilir ya da bazen yalınce tek emoji ekledi bile cümlenin tonunu tamamlanmış değiştirebilir.
İlişkilerde iletişim kusursuz bulunmak güçunda değil, ama anlaşılır bulunmak çok şey değiştirir. Çünkü çoğu sualn söylenenlerden değil yanlış anlaşılanlardan çıkar ve bazen küçücük tek ileti, düşündüğümüzden çok ilave mana taşır.
Sonuçta iletilaşma yalınce kelimelerden ibaret değil dahaaz his, dahaaz alışkanlık, dahaaz da görüş meselesi o yüzden olasılıkla da kendimize şu sualyu istifsar etmek iyice gelebilir, “ben bu iletiı nasıl yazardım?” değil “o bunu nasıl yazmış olabilir?” işte o zamanlar o küçük ekranın içinde geçen başlıkşmalar dahaaz daha basit, dahaaz daha gerçek ve dahaaz daha huzurlu hale gelir, sonuçta mesele kim haklı değil kim daha iyice anlıyor.
Aslıda tek iletiın içindeki en güzel şey, yazılmayan ama hissedilen o küçük detaydır!
















.jpg?format=webp&width=1200&height=630)








.jpg?format=webp&width=1200&height=630)




English (US) ·