
AYDIN HASAN / Ankara - Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) mart ayının oğullar haftasında yapılması planlanan olağan toplantısı gecikmeli olarak dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında yapıldı. Toplantıdan sonraları yayınlanan bildiride, 8 maddeler halinde şu ifadelere mekan verildi:
Süreç sabote edilemez
- PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terörü örgütleri başta bulunmak üzere millî birlikleri ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her arasında biri çeşitlü tehditleri ve tehlikeye mukabil yurt içindeki ve yurt dışında azim, hükümlılık ve muvaffakiyetyla yürütülen faaliyetler ile oğullar dehemmiyetde meydana gelen dünyası gelişmeler ilgili Kurul’a malumat sunulmuştur.
- Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölgeler vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmalar ele alınmıştır. Çevremizde yaşanan savaş, anlaşmazlık ve tahriklerin süreci sabote etmesine müsaade verilmeyeceği ve terörün ulusimizin gündeminden geri dönmemek üzere çıkarılacağı vurgulanmıştır.
- Bölgemizi ve hepsi dünyayı muazzam tek belirsizliğe sürükleyerek dünyası ekonomik dmanieri negatif tesirleyen İsrail ve ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik gayretlerden hoşnutluk duyulduğu belirtilmiş; vatandaşlarımızın ve hudutlarımızın güvenliğine ilişkin hepsi tedbirlerin titizlikle alınmaya devam edileceği hatırlatılmıştır.
- Bölgemizdeki savaşı ve çatışmaların Irak’a tesirleri ele alınmış; dost ve kardeş Irak halkının huzuru ile devletdeki denge ve asayiş ortamının muhafaza edilmesinin ehemmiyeti vurgulanmıştır.
- Suriye’de barış, denge ve huzurun tesisi içerikında kaydedilen gelişmeler kıymetlendirilmiş; devletnin temel bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini pekiştirecek entegrasyon sürecine ilişkin mutabakatın tekbaşına devletleri ve tekbaşına ordu temelinde hayata geçirilmesine matuf çabalara, kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde hükümlılıkla hayır verileceğinin altı çizilmiştir.
- Rusya-Ukrayna Savaşı’nın seyri ele alınmış; saldırıların Karadeniz’e sıçramasına ve güç güvenliğini tehditleri eder hâle gelmesine müsamaha gösterilmeyeceği vurgulanarak, hepsi taraflara itidalle hareket etme çağrısında bulunulmuştur.
İstikrar adası
- Uluslararası asayiş ortamını savaşlar ve çatışmalarla içten sarsan tarihî tek aşamaten geçildiği ifadeleri edilmiş; anlaşmazlıkların mülakat ve diplomasi yoluyla çözülmesini prensip hâline getiren devletmizin, tek denge adası hüviyetiyle, barışın tesisine yönelik samimi çabalarını müttefikleri ve dostları ile işleri birliği içerisinde sürdüreceği vurgulanmıştır.
Lübnan’ın egemenliğine kuvvetlü yardım
- İsrail Yönetimi’nin Gazze’deki ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria topraklarını gasp girişimlerinin yanı dizi Mescid-i Aksa ve Harem-i Şerif’in tarihî kimliği ile hukuki statüsünü aşındırmaya yönelik eylemlerinin; sulh sürecine ve ikisi devletli hal yaklaşımına zarar verdiği belirtilmiştir. İsrail Yönetimi’nin işgal politikalarını Lübnan’a da teşmil etmesinin yepyeni insani trajedilere sebep olduğu vurgulanarak, hukuk dışı bu eylemler karşı dünyası cemiyet harekete geçmeye çağrılmış; Lübnan’ın egemenliği ve temel bütünlüğüne yönelik kuvvetlü desteğimiz teyit edilmiştir.



























English (US) ·